top of page

Arama Sonuçları

Se encontraron 87 resultados sin ingresar un término de búsqueda

  • LYONMED | Kompozit Diş Dolgusu I Hybrid Dolgu

    Lyonmed , erken tanı ve tedavi programları ile dişlerinize ve bütçenize en iyi korumayı sağlamayı hedefler. Yüzeysel diş çürüklerinde kompozit diş dolgusu ile anında çözüm. Ayrıca Hybrid Composite Filler Teknolojisi ile tanışın. Kompozit Diş Dolgusu Uygulaması; En güvenilir dental restorasyon uygulaması. Lyonmed kompozit diş dolgusu uygulamaları sunar. Diş sağlığı, genel sağlığımızın önemli bir parçasıdır. Çürükler, kırıklar veya estetik kaygılar nedeniyle diş dolguları, diş hekimliğinde sıkça başvurulan tedavi yöntemlerindendir. Bu tedavi yöntemlerinden biri de kompozit diş dolgularıdır. Peki, kompozit diş dolgusu nedir ve hangi durumlarda tercih edilir? Kompozit diş dolgusu, dişin doğal yapısını ve görünümünü korumak amacıyla kullanılan bir dolgu malzemesidir. Estetik açıdan diğer dolgu türlerine göre daha avantajlı olan kompozit dolgular, genellikle ön dişlerde ve görünür alanlarda tercih edilir. Bu dolgular, çeşitli plastik ve cam karışımlarından oluşur ve diş renginde olduğu için doğal dişin görünümünü mükemmel bir şekilde taklit eder. Kompozit diş dolguları, birçok farklı durumda kullanılabilir: Çürük Tedavisi: Diş çürüklerinin temizlenmesi sonrasında boşluğu doldurmak için. Kırık veya Çatlak Dişler: Kırılmış veya çatlamış dişlerin onarımı için. Diş Arası Boşlukları: Dişler arasındaki boşlukları kapatmak için. Estetik Amaçlı: Diş renginde bozulmaların giderilmesi veya dişlerin şeklinde düzeltmeler yapılması amacıyla. Kompozit Diş Dolgusunun Avantajları Lyonmed , kompozit dolgu. Çok sayıda diş kaybı yaşayan kişiler. Sabit protezler için yeterli kemik yapısına sahip olmayan bireyler. Protez bakımı ve temizliği ile başa çıkabilen hastalar. Estetik kaygıları olan ve doğal görünümlü bir diş dizisi isteyenler. Hareketli protez kullanımı, kişinin ağız yapısına ve genel sağlık durumuna göre diş hekimi tarafından belirlenmelidir. Kompozit Diş Dolgusunun Dezavantajları Her ne kadar birçok avantajı olsa da, kompozit diş dolgularının bazı dezavantajları da bulunmaktadır: Aşınma: Metal dolgulara göre daha çabuk aşınabilir. Renk Değişimi: Zamanla çay, kahve, sigara gibi etkenlerle renk değiştirebilir. Daha Uzun Süre: Uygulama süresi diğer dolgu türlerine göre biraz daha uzun olabilir. Kompozit Diş Dolgusu Yapımı Muayene ve Hazırlık Diş hekimi, öncelikle dişin durumunu değerlendirir. Dişte çürük, kırık veya başka bir problem olup olmadığına bakılır. Eğer dolgu yapılmasına karar verilirse, işlem için diş temizlenir ve hazırlanır. Anestezi İşlemin rahat ve ağrısız geçmesi için lokal anestezi uygulanır. Bu, diş ve çevresindeki bölgenin uyuşturulmasını sağlar. Çürük veya Hasarlı Alanın Temizlenmesi Dişteki çürük veya hasarlı doku, özel aletler kullanılarak dikkatlice temizlenir. Bu adım, sağlıklı diş dokusunun korunması açısından önemlidir. Asitleme Temizlenen diş yüzeyi, asitle hafifçe pürüzlendirilir. Bu işlem, kompozit reçinenin dişe daha iyi yapışmasını sağlar. Bağlayıcı Uygulama Asitleme işleminden sonra, dişe özel bir bağlayıcı (bonding) uygulanır. Bu bağlayıcı, kompozit dolgunun dişe güçlü bir şekilde yapışmasını sağlar. Kompozit Reçinenin Uygulanması Kompozit reçine, katmanlar halinde dişe uygulanır. Her katman, özel bir ışık cihazı kullanılarak sertleştirilir. Bu adım, dolgunun dayanıklılığını ve uzun ömürlülüğünü artırır. Şekillendirme ve Düzeltme Tüm katmanlar uygulandıktan ve sertleştirildikten sonra, diş hekimi dolgunun şeklini ve yüzeyini dişin doğal yapısına uygun olacak şekilde şekillendirir ve düzeltir. Parlatma Son olarak, kompozit dolgu cilalanır ve parlatılır. Bu, dolgunun doğal dişle uyumlu bir görünüme sahip olmasını sağlar. Kompozit Diş Dolgusu Sonrası Bakım Kompozit diş dolgusu yapıldıktan sonra, dolgunun uzun ömürlü olması için bazı bakım önerilerine dikkat edilmelidir: Düzenli Fırçalama ve Diş İpi Kullanımı: Dişlerinizi günde en az iki kez fırçalayın ve diş ipi kullanarak diş aralarını temizleyin. Düzenli Diş Hekimi Kontrolleri: Diş hekiminizi düzenli olarak ziyaret ederek dolgunuzun durumunu kontrol ettirin. Renk Değiştiren Gıdalardan Kaçınma: Çay, kahve, kırmızı şarap gibi renk değiştiren gıdaları fazla tüketmemeye çalışın. Sert Nesnelerden Kaçınma: Dişlerinizi sert nesnelerle zorlamamaya özen gösterin. Kompozit Diş Dolgusu Kaç Yıl Kullanılabilir? Kompozit diş dolguları genellikle 5-15 yıl arasında dayanıklılık gösterir. Ancak, bu süre doğru bakım ve bazı diğer faktörlere bağlı olarak uzayabilir. Kompozit dolguların dayanıklılığını etkileyen başlıca faktörler şunlardır: Ağız Hijyeni Ağız hijyeni, kompozit diş dolgularının ömrünü doğrudan etkiler. Dişlerin düzenli olarak fırçalanması, diş ipi kullanımı ve düzenli diş hekimi kontrolleri, dolgunun daha uzun süre dayanmasına yardımcı olur. Yetersiz ağız hijyeni, dolguların daha hızlı aşınmasına ve zarar görmesine yol açabilir. Beslenme Alışkanlıkları Beslenme alışkanlıkları da dolguların ömrünü etkiler. Sert yiyecekleri çiğnemek veya sık sık şekerli ve asitli gıdalar tüketmek, dolguların aşınmasına neden olabilir. Özellikle sert şekerler, buz veya ceviz gibi sert nesneleri çiğnemekten kaçınmak önemlidir. Diş Sıkma ve Gıcırdatma Diş sıkma (bruksizm) veya diş gıcırdatma, dolguların ömrünü kısaltan önemli faktörlerdendir. Bu alışkanlıklar, dolguların aşınmasına ve çatlamasına neden olabilir. Diş sıkma veya gıcırdatma alışkanlığı olan kişiler, bu durumu diş hekimleri ile paylaşmalı ve gerekli önlemleri (örneğin gece plakları) almalıdır. Dolgunun Yerleşim Yeri Kompozit dolgunun yerleşim yeri de ömrünü etkiler. Arka dişlerde yapılan dolgular, çiğneme basıncı nedeniyle ön dişlerde yapılan dolgulara göre daha hızlı aşınabilir. Ön dişlerdeki dolgular ise estetik nedenlerle daha fazla dikkat gerektirir. Diş Hekiminin Uzmanlığı Diş hekiminin deneyimi ve kullandığı teknikler, kompozit dolguların dayanıklılığında önemli bir rol oynar. Uzman bir diş hekimi tarafından doğru tekniklerle uygulanan dolgular, daha uzun ömürlü olur. Çiğneme Fonksiyonu ve Kompozit Diş Dolgusu Sıkça Sorulan Sorular ; Dayanıklılık Kompozit diş dolguları, çiğneme fonksiyonu açısından oldukça dayanıklıdır. Ancak, metal dolgulara kıyasla biraz daha hassas olabilirler. Doğru yerleştirildiğinde ve uygun bakım yapıldığında, kompozit dolgular uzun süre dayanabilir ve çiğneme sırasında rahatlık sağlar. Dolgunun yerleştirildiği dişin konumu ve dolgunun büyüklüğü, dayanıklılığı etkileyen faktörlerdir. Doğal His ve Konfor Kompozit dolgular, diş renginde ve doğal yapıda oldukları için çiğneme sırasında doğal bir his sağlar. Dolgunun düzgün bir şekilde yerleştirilmesi ve cilalanması, çiğneme sırasında rahatsızlık hissetmemenizi sağlar. Bu dolgular, dişinizin doğal yapısına uyum sağlayarak çiğneme fonksiyonunu korur. Aşınma ve Yıpranma Kompozit dolgular, çiğneme sırasında aşınabilir ve zamanla yıpranabilir. Sert yiyecekleri çiğnemek veya diş sıkma/gıcırdatma gibi alışkanlıklar, dolguların ömrünü kısaltabilir. Ancak, modern kompozit malzemeler, aşınmaya karşı daha dayanıklıdır ve uzun süre dayanacak şekilde tasarlanmıştır. Çiğneme Basıncı ve Dağılımı Kompozit dolgular, çiğneme basıncını eşit bir şekilde dağıtarak dişlerinizi korur. Özellikle arka dişlerde yapılan dolgular, çiğneme basıncına daha fazla maruz kalır ve bu nedenle dikkatle yerleştirilmelidir. Diş hekiminiz, dolgunun doğru şekilde yerleştirilmesi ve çiğneme basıncının dengeli dağıtılması konusunda özen gösterecektir. Estetik ve Fonksiyonel Uyumluluk Kompozit dolgular, estetik ve fonksiyonel açıdan mükemmel bir uyumluluk sağlar. Doğal diş renginde oldukları için estetik kaygıları olan hastalar için idealdir. Ayrıca, diş yapısına uyum sağlayarak çiğneme fonksiyonunu etkili bir şekilde yerine getirirler. 1. Kompozit diş dolgusu nedir? Kompozit diş dolgusu, dişin doğal yapısını ve görünümünü korumak amacıyla kullanılan, diş renginde olan plastik ve cam karışımlarından oluşan bir dolgu malzemesidir. 2. Kompozit diş dolgusu hangi durumlarda kullanılır? Kompozit dolgular, diş çürüklerinin tedavisinde, kırık veya çatlak dişlerin onarımında, diş arası boşluklarının kapatılmasında ve estetik amaçlarla diş renginde bozulmaların giderilmesinde kullanılır. 3. Kompozit diş dolgusu ne kadar süre dayanır? Kompozit diş dolguları genellikle 5-7 yıl arasında dayanır. Ancak doğru bakım ve düzenli diş hekimi kontrolleri ile bu süre uzayabilir. 4. Kompozit diş dolgusu çiğneme fonksiyonunu etkiler mi? Kompozit dolgular, çiğneme fonksiyonunu etkili bir şekilde yerine getirir ve doğal dişin hissini sağlar. Doğru şekilde yerleştirildiğinde ve bakımı yapıldığında çiğneme sırasında rahatsızlık vermez. 5. Kompozit dolgu işlemi ne kadar sürer? Kompozit dolgu işlemi genellikle 30-60 dakika arasında sürer. Bu süre, dolgunun büyüklüğüne ve dişin durumuna bağlı olarak değişebilir. 6. Kompozit diş dolgusu estetik olarak nasıl görünür? Kompozit dolgular, diş renginde olduğu için doğal diş görünümüne çok yakındır ve estetik açıdan memnuniyet sağlar. Özellikle ön dişlerde tercih edilirler. 7. Kompozit diş dolgusu yapıldıktan sonra nelere dikkat etmeliyim? Düzenli diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve sert yiyeceklerden kaçınma kompozit dolguların ömrünü uzatır. Ayrıca, düzenli diş hekimi kontrollerini ihmal etmemelisiniz. 8. Kompozit diş dolgusu renk değiştirir mi? Kompozit dolgular zamanla çay, kahve, kırmızı şarap ve sigara gibi renk değiştirici maddeler nedeniyle renk değiştirebilir. Bu nedenle bu tür yiyecek ve içecekleri tüketirken dikkatli olunmalıdır. 9. Kompozit diş dolgusu yapımı ağrılı bir işlem midir? Kompozit dolgu işlemi sırasında genellikle lokal anestezi uygulanır, bu nedenle işlem ağrısızdır. Ancak işlem sonrasında hafif bir hassasiyet olabilir. 10. Kompozit diş dolgusu sonrası diş hassasiyeti normal midir? Evet, kompozit dolgu sonrasında birkaç gün süren hafif hassasiyet normaldir. Ancak, hassasiyet uzun süre devam ederse diş hekiminize başvurmalısınız. 11. Kompozit diş dolgusu kırılabilir mi? Kompozit dolgular dayanıklıdır ancak aşırı baskı veya sert nesneler çiğneme nedeniyle kırılabilir. Bu nedenle sert yiyeceklerden kaçınılmalıdır. 12. Kompozit diş dolgusu pahalı mıdır? Kompozit dolgular, diğer dolgu türlerine göre biraz daha pahalı olabilir, ancak estetik ve işlevsel avantajları nedeniyle tercih edilirler. Fiyat, dolgunun büyüklüğüne ve dişin konumuna bağlı olarak değişir. 13. Kompozit dolgu işlemi sonrasında yemek yiyebilir miyim? Kompozit dolgu işlemi sonrasında anestezinin etkisi geçene kadar (genellikle 1-2 saat) yemek yememeniz tavsiye edilir. Anestezi etkisi geçtikten sonra normal şekilde yemek yiyebilirsiniz. 14. Kompozit diş dolgusu yapımından sonra bakımı nasıl yapılır? Dişlerinizi günde en az iki kez fırçalayın, diş ipi kullanarak diş aralarını temizleyin ve düzenli olarak diş hekiminizi ziyaret edin. Ayrıca, sert yiyeceklerden kaçının ve aşındırıcı diş macunları kullanmayın. Diğer Kullanıcılar Bunlar İle De İlgileniyorlar ;

  • Lyonmed | Diş Kaplaması Düşer Mi? Neden Düşer

    Lyonmed bilgilendirme platformu I Diş kaplamaları düşer mi , düşerse neden düşer , düşen diş kaplaması tekrar yapıştırılabilir mi? Diş Kaplamasının Düşmesi Diş hekimliği alanında sıklıkla kullanılan diş kaplamaları günümüzde çok farklı çeşit ve türde üretilmektedir. Doktorlar dişleriniz ile ilgili gerekli tedavileri tamamladıktan sonra diş kaplamalarını yerleştirirler.Diş hekimi, dişlerinizi ve diş etlerinizi temizler ve kaplamanın yapışacağı diş yüzeyini hazırlar. Gerekirse dişi hafifçe törpüleyerek kaplamanın rahatça oturmasını sağlar.Dişinizin doğru bir kalıbını almak için ölçü yapılır. Bu ölçüler genellikle laboratuvara gönderilir ve kaplama burada hazırlanır. Laboratuvardan gelen kaplama, diş hekiminiz tarafından dişinize uygulanmadan önce kontrol edilir ve gerekli ayarlamalar yapılır.Diş kaplaması, özel bir dental yapıştırıcı ile dişinize yapıştırılır. Diş hekiminiz, kaplamanın doğru pozisyonda olduğundan emin olmak için dikkatli bir şekilde yerleştirir.Yapıştırma işlemi tamamlandıktan sonra diş hekiminiz, kaplamanın uyumunu ve estetik görünümünü kontrol eder. Ayrıca, fazla yapıştırıcıyı temizler ve kaplamayı parlatır.Bu işlem, dişlerinizi daha estetik ve fonksiyonel hale getirmek için yaygın olarak kullanılır. Diş kaplamaları, dişlerin rengini, şeklini veya boyutunu iyileştirebilir ve aynı zamanda çürük veya hasar görmüş dişlerin korunmasına yardımcı olabilir. Peki Diş Kaplamaları Neden Düşer ? Diş kaplamalarının düşmesi nadir olsa da mümkün olabilir. Bu durum çeşitli nedenlerle gerçekleşebilir: Zayıf Yapışma: Kaplamanın dişe yeterince iyi yapışmaması, zamanla kaplamanın gevşemesine ve düşmesine neden olabilir. Aşırı Kuvvet Uygulama: Sert yiyecekler ısırmak veya dişleri bir alet gibi kullanmak, kaplamanın yerinden çıkmasına neden olabilir. Diş Çürüğü veya Hasarı: Kaplamanın altındaki dişte çürük veya başka bir hasar meydana gelirse, kaplama düzgün oturmayabilir ve düşebilir. Zamanla Aşınma: Kaplamalar zamanla aşınabilir ve bu da düşmelerine neden olabilir. Yanlış Bakım ve Hijyen: Diş ve ağız hijyenine yeterince dikkat edilmezse, kaplamaların ömrü kısalabilir. Diş kaplamasının düşmesini önlemek için şu önlemler alınabilir: Düzenli Diş Kontrolleri: Diş hekiminizi düzenli olarak ziyaret etmek, kaplamaların durumunu kontrol ettirmek ve herhangi bir sorun tespit edilirse erken müdahale edilmesini sağlamak. Diş Hijyenine Dikkat Etmek: Dişlerinizi düzenli olarak fırçalamak, diş ipi kullanmak ve ağız gargarası ile temizlik yapmak. Sert Yiyeceklerden Kaçınmak: Sert yiyecekler veya kaplamalara zarar verebilecek diğer nesnelerden kaçınmak. Ağız Koruyucu Kullanmak: Spor yaparken veya dişlerinize aşırı kuvvet uygulayabilecek aktivitelerde bulunurken ağız koruyucu kullanmak. Geçici Diş Yapıştırıcıları ; Geçici diş yapıştırma, genellikle kalıcı kaplamalar veya kronlar yapılana kadar dişlerin korunması için kullanılan bir işlemdir. Bu işlem, geçici kaplamaların veya kronların dişe geçici olarak yapıştırılmasını içerir. İşte geçici diş yapıştırma süreci: Hazırlık: Diş hekiminiz, dişinizi ve çevresindeki alanı temizler ve hazırlanır. Dişinizin geçici kaplama veya kronu alabilmesi için uygun şekilde törpülenmesi gerekebilir. Geçici Kaplamanın Hazırlanması: Dişinizin üzerine yerleştirilecek geçici kaplama veya kron, önceden hazırlanmış olabilir veya diş hekiminiz tarafından şekillendirilebilir. Yapıştırıcı Uygulama: Geçici diş yapıştırıcısı, diş hekiminiz tarafından kaplama veya kronun iç yüzeyine uygulanır. Bu yapıştırıcı, geçici kaplamanın dişe sabitlenmesini sağlar. Yerleştirme ve Ayarlama: Geçici kaplama veya kron, dişinize yerleştirilir ve doğru pozisyonda olup olmadığı kontrol edilir. Diş hekiminiz, kaplamanın uygun şekilde yerleştiğinden emin olmak için gerekli ayarlamaları yapar. Son Kontroller ve Temizlik: Yapıştırma işlemi tamamlandıktan sonra diş hekiminiz, geçici kaplamanın düzgün oturduğunu ve rahat olduğundan emin olmak için son kontrolleri yapar. Gerekirse fazla yapıştırıcı temizlenir. Geçici Diş Yapıştırmanın Avantajları Dişlerin Korunması: Geçici kaplamalar, dişlerinizi dış etkenlerden korur ve hassasiyeti azaltır. Estetik Görünüm: Geçici kaplamalar, kalıcı kaplamalar yapılana kadar estetik bir görünüm sağlar. Konfor: Geçici kaplamalar, dişlerinizi rahatça kullanabilmenizi sağlar. Geçici Diş Yapıştırmada Dikkat Edilmesi Gerekenler Sert Yiyeceklerden Kaçınma: Sert ve yapışkan yiyecekler, geçici kaplamaların düşmesine veya zarar görmesine neden olabilir. Diş Hijyenine Özen Gösterme: Dişlerinizi düzenli olarak fırçalamak ve diş ipi kullanmak, geçici kaplamaların ömrünü uzatır. Düzenli Kontroller: Diş hekiminizle düzenli kontroller yapmak, geçici kaplamaların durumunu izlemek ve gerektiğinde müdahale etmek için önemlidir. Geçici kaplamalar genellikle kısa süreli kullanım için tasarlanmıştır ve kalıcı kaplamalar veya kronlar yapılana kadar geçici bir çözüm sağlar. Geçici kaplamalarla ilgili herhangi bir sorun yaşarsanız, diş hekiminize danışmanız önemlidir. Kalıcı Diş Yapıştırıcıları ; Kalıcı diş yapıştırma işlemi (Simante etmek) işlemi geçici diş yapıştırma işleminin ardından hasta tarafınca her şeyin olumlu olduğuna dair bilgi verildikten sonra yapılmaktadır. İstisnai durumlarda yine hasta talebi doğrultusunda kaplama hazır olduğu an kalıcı olarakta yapıştırılabilir. Bu yapıştırma işlemlerinde Adhesor , Meron , Bjm , İtena , Zirconite gibi güçlü yapıştırıcılar kullanılır. Yaygın kullanımda bir çok klinik Adhesor veya Meron kullanmaktadır. Bu yapıştırıcılar kron ile kaplama arasında sıkı bir bağ oluşturarak uzun yıllar kullanımı sağlamayı hedeflemektedir. Doğru bir yapıştırma(simantasyon) işlemi için diş kronunun tamamen kuru ve izole edilmiş olması gereklidir. Kalıcı Simantasyon Hazırlığı; İlk adımda doktor hava ve farklı apareyler ile diş yüzeyinizi ve diş kaplamasını tamamen kuru hale getirecektir. Ardından yapıştırıcının hazırlanmasını beklemeniz gerekmektedir. Yaklaşık 10-40 saniye arası yapıştırıcı hazırlanarak hekim tarafınca dikkatli şekilde yerleştirilir. Sonrasında yapıştırma yapılan dişe dil ile müdahale etmemek , en az 2 saat kadar sıvı-katı tüketim yapmamak, tükürmemek ve dişe el ile müdahale etmemek gerekmektedir. Özellikle el ve dil ile kaplamaya ilk saatler temas etmeniz kaplamanın krona iyi tutunamamasına sebep olabilir , böyle bir durumda kaplamanız kısa süre içinde düşecektir. Diş Kaplamam Düştü Ne Yapacağım ? Diş kaplamasının düşmesi özellikle ilk yapıştırmalarda sıklıkla görülür. Bilmeniz gereken en önemli konu kaplamanızı korumaktır. Diş kaplamasını yutmanız , düşürüp kırmanız ve benzeri durumlarda maddi sorumluluk tarafınıza ait olacaktır. Şimdi farklı senaryolarda nasıl yol izliyoruz açıklayalım ; Kaplama Düştü ve Sağlam Ne Yapmalıyım ? Temiz bir peçete veya beze düşen kaplamanızı yerleştiriniz. Ardından randevu alarak kliniğe en kısa sürede uğramanız gereklidir. Eğer diş kaplamanız Lyonmed tarafınca sağlandıysa Hekimlerimiz hiç bir ek ücret talep etmeksizin dişin yeniden takımını sağlayacaktır. Kaplama önce dişe herhangi bir yapıştırıcı olmaksızın takılır ardından neden düştüğüne dair hasta ile değerlendirme yapılır gerekli olması halinde düzenlemeler yapılarak aynı gün kaplamanız kalıcı olarak yeniden yapıştırılacaktır. Kaplama Düştü ve Kırıldı Ne Yapmalıyım ? Bu çok istisnai olarak rastladığımız bir durumdur. Kırılan kaplamayı temiz bir peçete veya beze yerleştiriniz. Kaplamanızın kırılması hiç önemli değil. Lyonmed ilk 2 yıl boyunca bu tür problemler yaşayan hastalarına ücretsiz yeniden yapım garantisi sunar. Kırık dişlerinizi getirmeniz şartı ile dişlerinizin yeniden ölçüsü alınarak yeni kaplamanız en hızlı şekilde hazırlanacaktır. Kaplama Düştü ve Yuttum Ne Yapmalıyım ? Diş kaplaması kullanmayı öğrenmek biraz vakit alabilir. Özellikle yeni yapılmış kaplamalarda çıkma gibi durumlar olabilir. Böyle durumlarda dişi yuttuysanız herhangi bir panik yapmanıza gerek yoktur. Diş kaplamaları insan vücudu ve metabolizması ile uyumlu mataryellerden yapılır. Kısa süre içinde sindirim sisteminiz dışa atacaktır. Ancak böyle durumlarda yeniden diş yapımı gerekmektedir. Eski diş ölçüleriniz eğer yeterli durumda ise doktorunuzu arayarak yeni diş yapımı ihtiyacı duyduğunuzu belirtmeniz durumunda yeni dişiniz kısa süre içinde hazır hale getirilecektir. Kalıcı Yapıştırılan Diş Neden Düşer ? Bildiğiniz üzere medikal tedaviler oldukça komplike ve karmaşık tedavi süreçlerine sahiptir. Diş kaplamaları da oldukça detaylı bir işlem sürecinin ardından kullanıma uygun hale gelmektedir. Kalıcı diş kaplamaları eğer yeni takılmışsa düşme-çıkma gibi eğilimler gösterebilmektedir. Bunların bir kaç başlıca sebebi olabilir. - Yükseklik ayarında sorun olması -Diş yapıştırılırken dişin ıslak kalması -Yapıştırıcının tutunduğu diş kronunun uygun-yeterli durumda olmaması -Hasta kaynaklı problemler Gibi sebepler olabilir. Ancak sorun ne olursa olsun hızlıca yeniden kaplamanız takılabilir. Diş Kaplaması Takıldıktan Sonra Nasıl Sorunlar Yaşanabilir ? Hassasiyet: Özellikle sıcak, soğuk, tatlı veya asitli yiyecek ve içeceklere karşı diş hassasiyeti oluşabilir. Bu genellikle dişin sinirinin hala iyileşme sürecinde olmasından kaynaklanır ve zamanla azalabilir. Ağrı veya Rahatsızlık: Kaplama dişe tam olarak oturmadığında veya ısırma sırasında yüksek olduğunda, ağrı veya rahatsızlık hissi oluşabilir. Bu durumda, kaplamanın yeniden ayarlanması gerekebilir. Kaplamanın Çıkması: Zamanla veya uygun olmayan bir yapıştırma işlemi sonucunda kaplama yerinden çıkabilir. Bu durum genellikle kaplamanın altında kalan diş yapısının yeterince güçlü olmamasıyla ilişkilidir. Diş Eti Tahrişi veya Enfeksiyonu: Kaplamanın kenarları diş eti ile iyi uyum sağlamazsa, diş eti tahriş olabilir veya enfeksiyon riski artabilir. Bu durumda, diş hekimi tarafından müdahale edilmesi gerekebilir. Renk Uyumsuzluğu: Kaplamanın rengi doğal dişlerle tam olarak uyuşmayabilir, bu da estetik kaygılara yol açabilir. Alerjik Reaksiyonlar: Kaplamanın yapıldığı malzemelere karşı nadir de olsa alerjik reaksiyonlar gelişebilir. Sıkça Sorulan Sorular ; Diş kaplaması yapıştırıcısı nedir ve nasıl çalışır? Diş kaplaması yapıştırıcısı, diş kaplamasını dişe kalıcı olarak sabitlemek için kullanılan özel bir malzemedir. Bu yapıştırıcı, kaplama ile diş arasındaki boşlukları doldurarak kaplamanın dişe güvenli bir şekilde yapışmasını sağlar. Diş kaplaması yapıştırıcısı ne kadar dayanıklıdır? Kaliteli bir diş kaplaması yapıştırıcısı, yıllarca dayanabilir. Ancak, kişisel ağız hijyeni, kaplamanın yerleştirilme şekli ve diş hekiminin deneyimi gibi faktörler yapıştırıcının ömrünü etkileyebilir. Diş kaplaması yapıştırıcısının türleri nelerdir? Genellikle reçine bazlı ve cam iyonomer simanlar olarak iki ana türde bulunurlar. Reçine bazlı yapıştırıcılar daha güçlüdür ve estetik olarak daha üstün kabul edilirken, cam iyonomerler florür salınımı nedeniyle diş sağlığına katkıda bulunabilir. Yapıştırıcıların dişlerime zarar verme riski var mı? Uygun şekilde uygulandığında, diş kaplaması yapıştırıcıları dişlere zarar vermez. Ancak, yapıştırıcının yanlış uygulanması veya yetersiz temizlenmesi, diş çürüğü riskini artırabilir. Diş kaplaması yapıştırıcısı zamanla zayıflayabilir mi? Evet, yapıştırıcılar zamanla aşınabilir veya zayıflayabilir. Bu durumda, kaplama yerinden çıkabilir veya gevşeyebilir. Böyle bir durumda diş hekiminize başvurmanız gereklidir. Diş kaplaması yapıştırıcısının tat veya koku yapması normal mi? Hayır, diş kaplaması yapıştırıcısı normalde tat veya koku yapmaz. Ancak, yapıştırıcı iyi uygulanmazsa veya diş kaplamasının altında yiyecek artıkları birikirse, rahatsız edici bir tat veya koku oluşabilir. Yapıştırıcı uygulandıktan sonra nelere dikkat etmeliyim? Yapıştırıcı uygulandıktan sonra birkaç saat boyunca sert yiyeceklerden kaçınmanız önerilir. Ayrıca, yapıştırıcı tamamen sertleşene kadar kaplamaya fazla baskı yapmaktan kaçınmalısınız. Yapıştırıcı uygulandıktan sonra dişlerimde hassasiyet hissedersem ne yapmalıyım? Yapıştırıcı uygulandıktan sonra hafif bir hassasiyet normal olabilir. Ancak, hassasiyet devam ederse veya şiddetlenirse diş hekiminize danışmalısınız. Diş kaplaması yapıştırıcısının çıkarılması veya değiştirilmesi zor mudur? Evet, diş kaplaması yapıştırıcısı kalıcıdır ve değiştirilmesi veya çıkarılması durumunda dikkatli bir profesyonel müdahale gerektirir. Diş kaplaması yapıştırıcısı ile alerjik reaksiyon yaşanabilir mi? Nadir olmakla birlikte, bazı bireylerde yapıştırıcı malzemelerine karşı alerjik reaksiyon gelişebilir. Böyle bir durumda, alternatif malzemeler kullanılabilir.

  • LYONMED | Gülüş Tasarımı Kataloğu

    Lyonmed yeniliklere , bilgiyi paylaşmaya ve ön görüye değer verir. Gülüş Tasarımı Kataloğu ile estetik çalışmaları daha iyi anlayabilir fikir sahibi olabilirsiniz.

  • LYONMED | Profesyonel Diş Beyazlatma ve Oral Hijyen

    Diş beyazlatma günümüzde bir çok insanın tercih ettiği kalıcı bir oral hijyen yöntemidir. Özellikle sosyal hayatta bir çok insan gülüşünü önemsiyor ve ışıldayan dişler iyi bir gülüş için en önemli detay. Ayrıntılar hakkında bilgi için tıklayınız. Cirugía Oral, Dental y Maxilofacial La cirugía oral y maxilofacial es una especialidad de la odontología con la que casi todos los pacientes se encuentran al menos una vez en la vida. Además de ser una especialidad en sí misma, la cirugía maxilofacial se ofrece a nuestros apreciados visitantes en nuestra Clínica Central Dent Bahçeşehir con el mejor soporte de tecnología médica. • Dientes impactados • Dientes semi impactados de 20 años • Resección apical • Operaciones de quiste • Cirugía preprotésica • Frenectomía • Biopsia Cuando visite nuestra clínica, podrá conocer los detalles del tratamiento reuniéndose con nuestro equipo de expertos. İşte En Yaygın Diş Beyazlatma Yöntemleri ; Profesyonel Diş Beyazlatma: Diş hekimleri tarafından klinik ortamda gerçekleştirilen bu prosedürde özel beyazlatma jelleri veya lazer teknolojisi kullanılabilir. Evde Diş Beyazlatma Ürünleri: Diş hekimleri tarafından reçete edilen veya satılan diş beyazlatma şeritleri, jelleri veya diş kaplamaları gibi ürünler, evde kullanıcılar tarafından uygulanabilir. Diş Beyazlatma Diş Macunları: Piyasada birçok diş macunu, diş minesine zarar vermeden diş rengini açmaya yardımcı olduğunu iddia eden içeriklere sahiptir. Ancak bu tür diş macunlarının etkisi genellikle sınırlıdır. Profesyonel Diş Kaplamaları (Veneers): Diş kaplamaları, dişlerin ön yüzeyine yerleştirilen ince porselen veya kompozit malzemelerdir. Bu kaplamalar, diş rengini değiştirmenin yanı sıra şekil ve boyutunu da düzeltebilir. Işınla Diş Beyazlatma ! Işınlı diş beyazlatma, genellikle diş hekimleri tarafından klinik ortamlarda uygulanan bir diş beyazlatma yöntemidir. Bu yöntem, özel bir ışık kaynağı kullanılarak veya lazer teknolojisiyle desteklenerek gerçekleştirilebilir. İşte bu prosedürün genel aşamaları: Muayene ve Temas: Diş hekiminiz öncelikle diş sağlığınızı kontrol eder ve diş beyazlatma prosedürünün sizin için uygun olup olmadığını değerlendirir. Diş minesinde çatlaklar, çürükler veya diğer sorunlar varsa, önce bu sorunların tedavi edilmesi gerekebilir. Diş Renk Belirleme: Diş hekimi, başlangıçtaki diş renginizi belirlemek için renk skalalarını kullanabilir. Bu, beyazlatma sonuçlarını daha iyi takip etmelerine yardımcı olacaktır. Diş Temizliği: Diş hekimi, dişleri temizleyerek diş üzerinde biriken plak ve tartarı giderir. Temiz bir yüzey, beyazlatma işleminin daha etkili olmasına yardımcı olabilir. Işınlı Beyazlatma Jeli Uygulaması: Diş hekimi, dişlerinize özel bir beyazlatma jeli uygular. Bu jel genellikle hidrojen peroksit içerir. Daha sonra, bu jel özel bir ışık kaynağı veya lazerle aktive edilir. Işık Aktivasyonu: Dişler üzerine uygulanan beyazlatma jeli, ışık kaynağı veya lazerle etkileşime girerek diş beyazlatma işlemini hızlandırabilir. Bu adım, beyazlatma sürecini hızlandırarak daha hızlı sonuçlar almanıza yardımcı olabilir. Beyazlatma Süreci ve Kontrol: Işınlı beyazlatma jeli, belirli bir süre boyunca dişler üzerinde bırakılır. Diş hekimi, diş rengini düzenli aralıklarla kontrol eder ve istenilen beyazlatma seviyesine ulaşıldığında işlem sonlandırılır. Işınlı diş beyazlatma prosedürü genellikle tek seansta tamamlanabilir, ancak kişinin başlangıçtaki diş rengine ve istenen sonuca bağlı olarak birden fazla seansta uygulanabilir. Evde Diş Beyazlatma Ürünleri ; Evde diş beyazlatma ürünleri genellikle eczaneler, süpermarketler veya çeşitli online platformlarda temin edilebilen ürünlerdir. Ancak, bu ürünleri kullanmadan önce diş sağlığınıza dikkat etmek ve doğru kullanım talimatlarına uymak önemlidir. İşte evde diş beyazlatma için yaygın olarak kullanılan bazı ürün türleri: Diş Beyazlatma Şeritleri: Bu şeritler, dişlere yapıştırılan ince ve esnek bantlardır. Genellikle üzerinde beyazlatma ajansları içeren bir jel bulunur. Kullanım süresi ve sıklığı ürüne bağlı olarak değişebilir. Diş Beyazlatma Jelleri: Bu jeller genellikle bir aplikatör veya diş kalıbı ile uygulanır. Hidrojen peroksit veya karbamid peroksit içerirler. Kullanıcılar, bu jelleri dişlerine sürer ve belirli bir süre boyunca bekler. Diş Beyazlatma Kalemleri veya Fırçaları: Bu ürünler genellikle jelleri içeren ince kalemler veya fırçalardır. Dişlere uygulanır ve bazı ürünler ışık veya lazerle aktive edilebilir. Aktive Diş Beyazlatma Sistemleri: Bu sistemler, genellikle bir jel veya diş beyazlatma maddesi içerir ve bir ışık kaynağı veya lazerle aktive edilir. Evde kullanım için tasarlanmış bu tür sistemler, profesyonel diş hekimleri tarafından kullanılanlara benzer bir etki elde etmeyi amaçlar. Diş Beyazlatma Diş Macunları: Bazı diş macunları, dişleri beyazlatmaya yardımcı olduğunu iddia eden özel içeriklere sahiptir. Ancak, diş macunlarının etkisi genellikle sınırlıdır ve uzun süreli kullanımla elde edilecek etkileri sınırlı olabilir. Evde Kullanım İçin Diş Kaplamaları (Tray): Diş kaplamaları genellikle dişlere özel olarak uyarlanabilir ve genellikle jel içerir. Diş hekimleri tarafından reçete edilebilen özel evde kullanım kaplamaları da bulunabilir. Beyazlatıcı Diş Macunları ; Diş beyazlatma diş macunları, genellikle özel içeriklere sahip olarak formüle edilmiş ve diş rengini açma amacıyla tasarlanmış diş macunlarıdır. Ancak, bu tür diş macunları genellikle yüzey lekelerini çıkarmaya ve diş minesini temizlemeye yönelik daha hafif bir etkiye sahiptir. Diş beyazlatma diş macunları, aşağıdaki gibi bazı özelliklere sahip olabilir: Mekanik Temizlik İçeriği: Diş beyazlatma diş macunları genellikle diş minesini lekelerden arındırmak ve plak oluşumunu engellemek için içerdikleri mekanik temizlik içerikleriyle dikkat çekerler. Bu içerikler arasında mikro tanecikler veya polisaj ajanları yer alabilir. Beyazlatıcı Ajanlar: Bazı diş beyazlatma diş macunları, diş minesini beyazlatmaya yardımcı olduğu iddia edilen beyazlatıcı ajanlar içerebilir. Bu ajanlar arasında genellikle peroksit benzeri maddeler yer alabilir. Florür İçeriği: Diş sağlığını desteklemek amacıyla çoğu diş macunu florür içerir. Florür, diş minesini güçlendirir ve çürük oluşumunu önlemeye yardımcı olur. Düzenli Kullanım İle Sonuçlar: Diş beyazlatma diş macunlarının düzenli kullanımıyla elde edilen sonuçlar genellikle diğer diş beyazlatma yöntemlerine kıyasla daha hafif olabilir. Ancak, yüzey lekelerini giderme ve diş minesini temizleme konusunda etkili olabilirler. Diş Hassasiyetine Duyarlılık: Bazı diş beyazlatma diş macunları, içerdikleri beyazlatıcı ajanlar nedeniyle diş hassasiyetine neden olabilir. Hassasiyet yaşanıyorsa, ürün kullanımı durdurulmalı ve bir diş hekimine danışılmalıdır. Diş beyazlatma diş macunları genellikle uzun süreli ve belirgin beyazlatma sonuçları sağlamazlar. Düzenli diş temizliği ve genel diş sağlığına destek olmak amacıyla kullanılabilirler. Ancak, daha etkili ve kalıcı sonuçlar için diş hekiminin önerdiği profesyonel beyazlatma yöntemlerini düşünmek daha uygun olabilir.

  • Hamilelikte Diş Tedavisi | Central Dent | Bahçeşehir

    Central Dent Bahçeşehir Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği hekimleriniz olarak Hamilelikte Diş Sağlığınızı her zaman koruyoruz. İşte detaylar 1.Hamilelik Öncesi Diş Bakımı Neden Önemlidir ? Anne adayının yaşayabileceği bazı sağlık sorunları gebeliğin bütün büyüsünü bozabilir. Ağız ve diş sağlığı bakımı her zaman yapılabilir fakat planlı gebeliklerde özellikle ağız hijyeninin sağlanması gerekir. Annenin bu süreçteki beslenme şekli gelecekte yaşanabilecek sorunları önlemeye yardımcıdır. Gebelik vücudun hormon ve salgı sisteminde bazı değişikliklere sebep olur. Bu süreçte beslenme alışkanlıklarının değişmesi, diş ve diş çevresi dokuları hasar görmeye daha yatkın hale gelir. Eğer gebelik öncesi anne adayının çürük tedavilerini, sorun çıkarma riski olan 20 yaş dişlerinin ve diş etlerinin bakımlarını yaparsak, ileride yaşanacak vücut değişimi için dirençli dokular oluşturmuş oluruz. 2.Çürük dişlerin bebeğe bir zararı olur mu? Ağız içinde bulunan mikroplar sindirim yoluyla vücuda yayılmaktadır. Unutmamak gerekir ki, mikroplar her zaman bir risk sebebidir. Diş eti problemleri ve diyabet arasında bilimsel ilişki vardır. Gebelikteki en büyük sağlık sorunlarından biri de gebelik diyabetidir. Bu nedenle gebelikte diyabeti tetikleyecek unsurları minimum seviyeye indirmek gerekir. Diş çürüklerindeki en büyük sorun ağrıya sebep olmasıdır ki yine bu süreçte ağrı istenmeyen durumlardandır. 3.Gebeliğin diş sağlığı üzerindeki etkisi nedir? Hormon değişiklikleri ağız içi salgılara da etki eder. En büyük sıkıntılarımızdan biri de reflü, bulantı ve kusma sürecinde ağızdaki asit oranının artması sonucunda diş dokusu ve diş etlerinin zarar görmesidir. Yine hormonlara bağlı olarak diş eti şişmeleriyle de sık sık karşılaşmaktayız. Gebeliğin ilerleyen dönemlerinde uyku kalitesinin bozulması ile diş sıkma, gıcırdatma, eklem ağrıları da görebiliyoruz. Çoğu gebede yeme alışkanlıkları değişim gösterir. Gebelikte daha sık yemek yenmesi sebebiyle ağız hijyenini de eskisi gibi sağlıklı tutmak için biraz daha fazla çaba göstermek gerekiyor. Günde en az 2 sefer diş fırçalama alışkanlığı gebelik döneminde minimum 3 sefere çıkarılmalıdır. Bu süreçteki hormon değişiklikleri ağız içi salgılara da etki eder. Tükürük akışımızın kalitesi ve hızı etkilenebilir. Yoğunlaşan ve azalan tükürük, diş ve diş çevresini temizleme etkisini kaybeder. Ağız hijyenine daha fazla önem vermemizi gerektiren sebeplerden biri de budur. Tükürüğün yıkayıcı etkisi yerine diş fırçamızla bu görevi yerine getirmeliyiz. Gebelik döneminde ağız ve diş sağlığı konusunda yaşadığımız en büyük sıkıntılardan biri de reflü, bulantı ve kusma sürecinde ağızdaki asit oranının artmasıdır. Artan asidik ortam, diş dokusuna ve diş etlerine zarar verir. Sürekli asit ortamına maruz kalan diş yüzeyleri aşınır. Diş yüzeyi aşınması (yumuşaması) olan dişler hem hassasiyet oluşturur hem de çürük oluşumuna ortam hazırlar. Yine hormonlara bağlı olarak diş eti şişmeleriyle de sık sık karşılaşmaktayız. ‘Hamilelik gingivitisi’ dediğimiz bu diş eti şişmesi sorunu, hekim tarafından yapılan temizlik ile rahatlar. Gebelik bitimiyle de eski haline döner. Gebeliğin ilerleyen dönemlerinde uyku kalitesinin bozulması sonucunda diş sıkma, gıcırdatma, eklem ağrıları da görülebilir. Uyku kalitesizleştikçe diş sıkma paralelinde eşlik eder. Diş sıkma sonucu kulak, boyun ve omuz bölgelerinde gerginlik ve ağrı oluşturabilir. Bu süreçte bruksizim plağı ile gebelerimizin rahat etmesini sağlayabilmekteyiz. 4.Gebelikte diş taşları nasıl sıkıntılar yol açar, diş taşı temizliğinin önemi nedir? Diş taşı tükürükle birleşen gıda artıklarının mineralize olmasıdır. Kısacası hangi yaşta olunursa olunsun diş taşı varlığı, dişi çevreleyen kemik dokusunda yıkıma sebep olur. Diş taşı başlangıcı ise diş eti kanamaları ve sızlamalarıdır. Gebelik döneminde diş etleri daha kolay ödem tutacağından dolayı diş taşı oluşumu hızlanır. Gebeliğin hangi döneminde olunursa olunsun özel bir durum olmadığı sürece, diş taşı temizliğinin mutlaka yapılmasını öneriyoruz. 5.Diş ağrısı olan gebelere nasıl tedavi uygulanıyor? Sıkıntısız gebeliklerde her türlü işlemi yapabiliyoruz. Yine de gebenin yorulmaması için bu süreçte sadece acil ihtiyaçlarını giderip diğer tedavilerini doğum sonrasında yapmayı tercih ediyoruz. Kırık gibi akut durumlar haricinde gebeye röntgen çekmiyoruz. Sıkıntılı gebeliklerde (düşük riski, erken doğum riski, alerji durumu, kanama sıkıntısı vb.) ise kadın doğum uzmanı onayı ile gebeyi tedavi edebiliyoruz. 6.Diş çürüdüğü takdirde tedavi hemen yapılmalı mı, hangi durumlarda beklenmeli? Gebelik takibi yapan kadın doğum doktoru onay verdiği sürece hamileliğin her döneminde diş çürüğü tedavisi yapılabilir. Gebeliğin 13. ve 27. haftaları arasını, tedavi için en güvenli dönem olarak tanımlayabiliriz. 7.Gebelere kanal tedavisi yapılıyor mu? Gebelikte yapılabilen veya yapılamayan diş tedavileri hangileridir? Gelişen teknoloji sayesinde döner aletler ve ‘apex locator (kök ucu bulucu)’ ile gebelerde kanal tedavisi yapılabilir. Yalnızca kanal tedavisi yapılırken gebeye röntgen çekilmez. Gebelikte diş çekimi dahil, her türlü diş tedavisi yapılabilir fakat gebenin durumu acil değilse tedavi doğum sonrasına ertelenir. 8.Diş tedavisinde kullanılan kimyasal maddelerin anne ve bebeğe etkisi nedir? Gebelerin diş tedavisinde lokal anestezi kullanıyoruz. Lokal anestezilerin sisteme geçmesi ve oradan bebeğe geçmesi çok düşük ihtimal ki, o ihtimali yok sayıyoruz. Zaten tedavi yapıyorsak bu süreç de acildir ve tedavi edilmeyen diş bebeğe daha fazla zarar verecektir. 9.Dişi kırılan bir gebe, panik yapmadan ne yapmalı? Dişi kırılan bir gebe panik yapmamalıdır ve gebelik riskli değilse diş hekimine gitmelidir. Tabi ki takibinde olduğu kadın doğum doktoruna haber verilmesi de şarttır. Gebelik riskliyse tam teşekküllü bir hastanenin diş bölümüne gitmesini tavsiye ederiz. 10.Anne adaylarına önerileriniz neler? Hamilelik öncesinde dişler konusunda nasıl tedbirler alınmalı? Gebelik öncesi bütün diş kontrolleri yaptırılmalı. A ğız hijyeni, çürük diş olup olmadığı, 20 yaş dişlerinin durumu, eski veya kötü yapılmış işlemler kontrol edilmelidir. Fırçalama ve beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmeli. Yapılması gereken tedaviler zamanında yaptırılmalı. Hamileliğin her döneminde işlem yapılabilir. Gebenin ve bebeğin en rahat olduğu dönem hamileliğin 2. trimester dönemidir. Aún no hay ninguna entrada publicada en este idioma Una vez que se publiquen entradas, las verás aquí. Aún no hay ninguna entrada publicada en este idioma Una vez que se publiquen entradas, las verás aquí. Gebelik Öncesi Diş Tedavisi ; Gebelik düşünen anne adaylarını en çok endişelendiren konulardan birisi kemik ve diş sağlığının bu konuda nasıl etkileneceği konusudur. Toplumdaki genel inanış gebelik döneminde anne adaylarının kemik erimesi ve diş kaybı gibi sorunları rutin olarak yaşadıkları yönündedir. Gebelikte anne karnındaki bebeğin sağlıklı gelişebilmesi için yeterince kalsiyum alımına ihtiyacı vardır ve anne adayının kalsiyum açısından zengin beslenmemesi durumunda bebek gereksinim duyduğu kalsiyumu annenin rezervinden almaktadır. Eğer anne adayı yeterli beslenirse böyle bir kayıp ya da eksiklik olmayacaktır. Gebelik dönemi başından itibaren anne adayının vücudunda pek çok değişikliğe sebep olan bir süreçtir. Elbette ki bu değişikliklerin bir kısmı da anne adayının ağız içinde, dişetlerinde ve dişlerinde gerçekleşmektedir. Bu bağlamdaki en önemli değişiklikler vücuttaki östrojen ve progesteron seviyelerinin artışıdır. Bu hormonların artması dişlerin üzerindeki bakteriyel plak birikiminin artması anlamına geliyor. Anne adayları eğer gebelik döneminde bu plağı dişlerden uzaklaştırmaya yönelik önlem almazsa diş etlerinde kızarma, şişme ve kanama yaşanabilir. Gebelikte diş eti kanamalarından dolayı dişlerini fırçalamaktan kaçınan anne adaylarının dişlerinde çok ciddi plak oluşumu görülür. Gebeliğin özellikle ikinci 3 aylık periyodunda, yani 4, 5, 6. Aylarda dişlerin üzerinde bakteriyel plak oluşumu yaygındır ve bu sorun her anne adayını farklı düzeylerde etkiler. Ancak gebelik öncesi dönemde zaten bu tür problemleri olan bir kadın gebe kaldıysa, bu sorunun şiddeti gebelikte daha çok artar ve tedavi edilmezse çok ciddi ağız içi ve diş sorunları yaşanır. Gebelikte diş sağlığı ile ilgili yanlış inanışlara inanmamak gerekiyor! Elbette ki gebelikte anne adayının diğer organları gibi dişleri de daha hassas ve olumsuzluklardan daha kolay etkilenebilir durumdadır. Ancak her gebelikte diş sağlığı ile ilgili sorunlar yaşandığı ya da gebeliğin diş kaybıyla sonuçlanacağı veya gebelikte diş hekimine gidilmeyeceği ile ilgili inanışlar kesinlikle yanlıştır. Esas önemli olan; gebelikte diş sağlığına her zamankinden daha fazla özen gösterilmesi ve diş sorunlarında doktordan yardım alınması gerektiği şeklindedir. Zira gebelikte dişlerde çürük oluşumu, çürüğün ilerlemesi, diş eti problemleri, diş ağrıları görülmesi hamilelik döneminde salgılanan hormonların ve yaşanan değişimlerin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Bu dönemde ağız ve diş bakımının daha özenle yapılması ve gerektiğinde diş hekimine gidilerek gebeliğe uygun tedavi yolunun izlenmesi ile sorunlar ortadan kaldırılabilmektedir. Hamilelik dişlerin tedavisi açısından 3 dönemde incelenir: 0–3 aylık dönem; Bu dönem hamileliğin en hassas olduğu dönemdir. Ağrıya neden olan ve müdahale edilmediğinde anneye ve bebeğe zarar verebilecek durumlarda dişhekimine gidilmelidir. 3–6 aylık dönem; Hamilelik sonuna kadar ertelenmesi uygun olmayan diş çekimleri, dolgular, kanal tedavileri yapılabilir. Müdahalelerin yapılması için en uygun dönemdir. 6-9 aylık dönem; Bu dönemde bebek anne karnında oldukça büyümüştür ve doğum yaklaşmaktadır. İlk 3 aylık dönemde olduğu gibi acil tedaviler dışında herhangi bir uygulama yapılmamalıdır. Hamilelerde Röntgen Çekimi: Zorunlu hallerde anne adayına kurşun önlük giydirilerek röntgen çekilebilir. Hamilelerde İlaç Kullanımı: Hamilelik döneminde kullanılan tetrasiklin grubu antibiyotikler “Tetrasiklin Renklenmesi” denilen geri dönüşümü olmayan renklenmelere neden olur. Bu grup dışında kullanılan antibiyotiklerin, penisilin ve türevlerinin dişlerde renklenmeye neden olduğuna veya zarar verdiğine dair bilimsel bir veri yoktur. Ancak hamilelikte kullanılan her türlü ilacın anne adayını takip eden doktorun kontrolünde kullanılması gerektiği unutulmamalıdır. Gebelikte diş sağlığı ile ilgili yanlış inanışlara inanmamak gerekiyor! Beslenme: Hamilelikte iyi beslenme annenin olduğu kadar doğacak bebeğin de diş sağlığını olumlu yönde etkileyecektir. Bebeğin diş gelişimi hamileliğin ikinci ayından itibaren başlar. Sağlıklı diş gelişimi için kalsiyum, fosfor ve vitamince zengin besinler yeterince alınmalıdır. Anne adayları hamileliğin ilk ayından itibaren abur cubur yiyeceklerden kaçınmalıdırlar. Ağız içinden uzaklaştırılmayan tüm besin artıkları, dişler üzerinde birikerek çürük oluşumunu hızlandırır. Ağız Bakımı: Hamileliğin ilk aylarında görülen kusmalar, değişen beslenme alışkanlıkları ve hormonal değişimlerin etkisiyle dişetlerinde hassasiyet ve kanama olabilir. Kanama nedeniyle anne adayları diş fırçalamayı bırakmamalıdırlar. Dişeti iltihabı dişlerin ve dişetlerinin etkin bakımı ve temizlenmesi ile önlenebilir. Her gün en az 2 kez, mümkün olan durumlarda her yemekten sonra dişler fırçalanmalıdır. Diş araları diş ipi ile temizlenmelidir. Dişhekiminin önerisi olmadığı sürece ağız gargarası kullanılmamalıdır.Bunlar iltihaba bağlı gelişen dişeti büyümeleridir. Genellikle doğum sonrası kendiliğinden geçmektedir, ancak çiğneme, fırçalama güçlüğü ve aşırı ağrı gibi sorunlara neden oluyorsa dişhekimi kontrolünden geçilmelidir. Hamileliğin Ağız Diş Sağlığına Etkileri: Hamilelikte tükürükteki asit miktarı artmakta ve dişler çürümeye yatkın hale gelmektedir. İlk aylarda görülebilen kusma sonrasında, annenin ağız hijyenine dikkat etmemesi de çürük riskini arttırmaktadır. Dişetlerinde sorunu olan anne adayları ağız bakımına dikkat etmezlerse, hormonal değişime bağlı olarak da dişeti sorunları artar. Dişetleri kanayan anne adayı dişlerini fırçalamaktan kaçınabilir. Bu durum, dişler üzerinde daha fazla bakteri birikmesine ve dişetlerinde şişliğe, kızarıklığa ve daha çok kanamaya neden olur. Buna “Hamilelik Gingivitisi” denir. Dişeti kızarık, şiş, hassas ve kanamalıdır. Hamilelik gingivitisi genellikle, hamileliğin 2. ayında başlayıp, 8. ayında en üst seviyeye çıkar. Eğer hamilelik planlanıyor ise anne adayları mutlaka bir dişhekimi kontrolünden geçmeli, hamilelik öncesinde varsa diş ve dişeti problemleri giderilmelidir. Ağız bakımı iyi olmayan ve dişetlerinde iltihap olan hamilelerin dişetlerinde “Hamilelik Tümörü” gelişme riski de vardır.

  • Central Dent Bahçeşehir | Dişlerde Hassasiyet Neden Oluşur

    Soğuk su içiyorsunuz sızlıyor , sıcak su içiyorsunuz sızlıyor, çikolata yemek mümkün değil ! Ve daha bir çok şeye reaksyon mu veriyor dişleriniz ? Doğru yerdesiniz iyi okumalar. CENTRAL DENT BAHÇEŞEHİR Genel Bilgilendirme Konu : Diş Hassasiyeti - Sızlama Adres: Terrace Garden Residance , Şelale Caddesi Banu Sokak. No: 15 Kat: 2 Daire: 34 Bahçeşehir - İstanbul Telefon : +905330867339 Dişlerde Hassasiyet Neden Oluşur ? Bahçeşehir'in yeşil doğası ve tertemiz havasında Central Dent Bahçeşehir Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği 'ni ziyaret eden hastalarımızın bir çoğunda diş ve diş eti hassasiyeti ile karşılaşmaktayız Diş hassasiyeti yaşayan kişiler sıcak ve soğuk içecekler tüketmek ve dişlerini fırçalamak gibi günlük aktivitelerden kaçınır. Bu basit aktiviteler, hassasiyet yaşayan kişilerin sürekli olarak aşırı ağrı korkusuyla yaşamasına yol açar. Hassasiyet, dişin gözenekli dokusu olan dentin açığa çıkınca meydana gelir. Dentinde tübül adı verilen ve sinire giden mikroskopik kanallar bulunur. Çekilen diş eti dokusu veya enamel kaybı nedeniyle dentin tübülleri açığa çıkınca, sinirler belirli uyarıcılardan daha kolay etkilenerek diş hassasiyetine neden olur. Dişçi Korkusu Nasıl Yenilir? DİŞ HASSASİYETİ NEDİR ? Diş hassasiyetini artırabilen bazı faktörler şunlardır: - Aşırı sert diş fırçalamak ve sert kılları olan bir diş fırçası kullanmak. - Diş gıcırdatma. - Diş temizleme veya tedaviler.- Geçici diş hassasiyeti profesyonel diş beyazlatma işleminden sonra meydana gelebilir ancak prosedür sona erdikten kısa süre sonra geçer. Diş hassasiyeti işaret veya semptomlarını gösteriyorsanız, uygun bir değerlendirme ve hassas diş tedavisi için vakit kaybetmeden diş hekiminizi ziyaret edin. Diş eti hastalığı ya da sert fırçalama vb. travmatik alışkanlıklara bağlı olarak dişetinin çekilmesi sonucu kök yüzeyinin açığa çıkması ve diş minesinin aşınmasına bağlı olarak diş hassasiyeti gelişir. Diş köklerinde hassasiyetin nedenleri; Dişlerin kök yüzeyleri mine gibi sert bir dokuyla değil, kemik ve diş eti gibi daha yumuşak dokularla örtülüdür. Eğer bireyde tedavi edilmemiş bir dişeti hastalığı varsa, zamanla diş eti ve kemik dokusu seviyesi azalır, kök yüzeyi açığa çıkar. Sert fırçalamaya bağlı, açığa çıkmış kök yüzeyi daha kolay aşınır ve diş hassasiyeti gelişir. Kök yüzeyinin altındaki doku dişin sinirinin uzantılarını içerdiği için bahsettiğimiz uyaranlarda hassasiyet hissedilir. Diş kuronlarında hassasiyetin nedenleri; Sert fırçalama, kıl yapısı sert olan diş fırçası, kürdan vb. ağız bakım ürünlerinin kullanımı, aşındırıcı diş macunu kullanımı, asidik gıda tüketimi, diş gıcırdatma alışkanlığı sonucu diş minesinin aşınması sonucu diş hassasiyeti gelişir. Mine dokusunun altındaki doku dişin sinirinin uzantılarını içerdiği için bahsettiğimiz uyaranlarda hassasiyet hissedilir. DİŞ HASSASİYETİMİ ÖNLEYEBİLİR MİYİM? Diş eti hastalıklarının önlenmesine yardımcı olmak için ağzınızı mümkün olduğunca sağlıklı tutarak iyi ağız hijyeni ile diş duyarlılığı oluşma riskinizi azaltabilirsiniz. Diş hekiminiz tarafından önerildiği gibi düzgün bir şekilde fırçalamak, diş ipi kullanmak ve aşındırıcı içeriği düşük diş macunu kullanmak diş hassasiyetine sahip olma riskinizi azaltmaya yardımcı olabilir. Asidik olmayan diyet de diş hassasiyetinizi önlemeye yardımcı olur. Hassas dişlerinizi görmezden gelmek sizi diğer ağız sağlığı sorunlarına karşı savunmasız hale getirebilir, özellikle mevcut diş hassasiyetiniz yeterli diş fırçalamanıza engel olarak diş çürüğü ve diş eti hastalığı gelişimini hızlandırır. DİŞ HASSASİYETİNİN TEDAVİSİ VAR MIDIR? Öncelikle diş hassasiyetinizin olup olmadığını ve nedenlerinin ne olduğunu anlayabilmeniz için diş hekiminize muayene olmanızı öneririz. Aşama tedavi Diş hassasiyetinize neden olan etken diş hekiminiz tarafından belirlenip ortadan kaldırılmalıdır. Diş hassasiyetinizi tedavi etmek için diş hekiminiz hassas dişler için özel olarak üretilmiş düşük aşındırıcı partiküllü ve hassasiyet giderici içerikli bir diş macunu kullanmanızı tavsiye eder. Şikayetlerinizde azalma olmadığında; 2. Aşama tedavi Diş hekiminiz, dişlerinizi daha az hassas hale getirmek ve çürümeye karşı ekstra koruma sağlamak için özel olarak formüle edilmiş florür jeli ve aşınmış alanları mikro düzeyde tamir edecek başka ajanlar uygulayabilir.

  • Gülüş Tasarımı Süreci | Central Dent Bahçeşehir

    Gülüş tasarımı süreci hakkında sizlere detaylı bilgi verecek , hangi durumlarda gülüş tasarımına yönelmek gerekir. Hangi Yaşta Tasarım Yaptırabiliriz ve diğer sorularınızın cevabı bu makalede GENEL HATLARIYLA GÜLÜŞ TASARIMI Gülüş tasarımı çok yönlü olarak ele alınması gereken bir tedavi sürecidir. Bazı durumlarda sadece estetik görünüm açısından ele alınabilecek bazı durumlarda ise mutlak tedavi gereksinimlerinde ortaya çıkan bir faktör olarak değerlendirilmelidir.Genel olarak gülüş tasarımı süreci hekimlerin tedavi protokolünü oluşturması ve temel mantığa dair fikir edinebileceğiniz bir yazı olarak planlama yaptık. Gülüş tasarımını neden yapıyoruz ? Kusursuzluk tarih boyunca insanların güzellik etkeni olarak gördüğü faktörlerden biri olmuştur. Gülüş tasarımı dişlerin olması gereken görünüm ve formda olmadığı veya kişinin karakteristik özellikleri yüz yapısı çene yapısı gibi faktörlerin doğru uyumlanmadığı durumlar söz konusu olabilir. Veya tamamen sonradan oluşmuş travmalarda da aynı şekilde görünümün ve diş formunun eski hale geri döndürülmesi amacı ile kullanılabilir. Bir kaç başlıkta ele almak gerekirse : *Kronik sararmış veya diş renginden memnun olmayan bireylerde *Travma sonrası (Darbe-Düşme-Çarpma vs) dişin yapısal formunun onarılması *Şiddetli Diş Eti çekilmesi veya doku kaybı sonrası ağzın yeniden eski formuna döndürülmesi. *Diş kaybı durumunda medikal amaçta barındıracak şekilde kaybın tamamlanması *Tamamen isteğe bağlı estetik çalışma yapılması. *Dişlerin yanlış konumlanması (çarpıklık-diş adedinde eksiklik) Yukarıda belirtilen temel faktörler harici bir çok ek faktör de tabiki mevcuttur. Ancak bu yazımda bu farktörler çerçevesinde yorumlar yapacağım. Bazı dişlerde diş dokusuna bağlı olarak mikro girinti-çıkıntılar gözlemlenebilir. Bu durum tüketilen tüm sıvı ve katı gıdaların yüzeyde tutunmasını sağlayabilir. Böyle durumlarda diş taşı ve plak oluşumunun hızı artar ve dişlerde belirli zamanlarda ''Diş Beyazlatma'' ( Dental Bleaching) uygulamaları yeterli olmayabilir. Özellikle görünümü ile ön planda olan sektörlerde görev yapan ve diş yapısında bu tür sorun yaşayan bireylerin sıklıkla kliniğimize geldiği son yıllarda artarak gözlemlenmektedir. KRONİK SARARMA veya DİŞ RENGİNDEN MEMNUN OLMAMAK. Estetik görünüm açısından ilk etapta diş beyazlatma önerdiğimiz hastaların bir bölümünde gülüş tasarımına ihtiyaç duyulmaksızın başarı sağlansa da beyazlatma faktörlerinin geçici olması düzenli bakım uygulanmasına rağmen 4-9 ay periyodlarında yeniden beyazlatmaya ihtiyaç duyulması gerekliliklerinden dolayı hastalarımız gülüş tasarımına yönlenmektedir. Böyle durumlarda eğer diş formunda herhangi bir sorun yoksa genelde Seramik veya Kompozit Lamine diş uygulaması önermekteyiz. İlerleyen bölümerde gülüş tasarımında kullandığımız kaplama ürünleri hakkında detaylı bilgi aktaracağım. TRAVMA SONRASI DİŞİN YAPISAL FORMUNUN ONARILMASI Hayatta başımıza bir çok olumsuz şey gelebilir. Medikal birimler bu sebepten dolayı her zaman alternatif tedavi yöntemlerini hazır tutmak için gelişime devam ediyor. Ağız ve diş sağlığı teknolojileri de gerek bilimsel gerekse el işçiliği konularında ciddi gelişime sahip. Kliniğe gelen hastalarımızda genelde direkt darbe veya trafik kazası üşme gibi durumlar yaşayan bu sebepten dolayı özellikle ön diş grubunda kırılma durumu gözlemlediğimiz çokça hastamız mevcut. Böyle durumlarda genelde kırık diş adedi ve kırığın boyutunu göz önüne alarak hastaya tam zirkonyum kaplama kompozit veya seramik lamine uygulaması önermekteyiz. Genelde ön dişlerde metal porselen kaplamaları kullanmıyoruz çünkü estetik bazda yaptığımız işlemlerde seramik zirkonyum veya kompozit uygulamalar daha iyi görünüme sahip olurlar. Travma sonrası kırık bir dişte öncelikli olarak dişin medikal olarak tedavi edilmesi gerekir. Böyle durumlarda genelde diş dolgusu kanal tedavisi gibi pratik tedaviler tamamlandıktan sonra dişin aşındırma işlemi gerçekleşir. Hastanın talebi hekimin görüşü doğrultusunda kaplama uygulaması türü seçilir ve tedavi ivediyen başlar. Ortalama 4-7 gün arası dişler eski formuna birebir olarak kavuşmuş olacaktır. Ancak bu başlıkta bilinmesi gereken önemli bir unsur vardır. Hem hastalaların hem de internetteki bir çok kaynağın bu tür tedavileri gülüş tasarım kapsamı altında anlatıyor olsa da sadece kırık dişlerin tedavisi bir ''Restorasyon faaliyetidir.'' Restorasyon faaliyetlerinin genelinde amaç dişleri eski formuna yani olağan haline geri döndürme ve sadece zarar görmüş dişleri tedavi etmeye yönelik bakış açısının belirlenmesinden dolayıdır. Hasta zarar görmemiş dişleri de dahil etmek ister estetik bir yapılanma da oluşmasını isterse hekim gülüş tasarımını da kapsayacak ek bir süreç ve bakış açısı oluşturmalıdır. Klinik vakalarda darbe kaynaklı tedavilerin genelde sadece restorasyonu hedeflediğini belirtebilirim. En azından bizim çalşma sağladığımız hastahane ve kliniklerde genel hasta davranışı bu şekildedir. ŞİDDETLİ DİŞ ETİ ÇEKİLMESİ veya DOKU KAYBI SONRASI AĞZIN YENİDEN ESKİ FORMUNA DÖNDÜRÜLMESİ. Diş etleri çeşitli sebeplerden dolayı çekilebilir. Bu gibi durumlarda öncelikli olarak periodontoloji alanında uzman bir hekime görünmeniz her zaman en doğru adımdır. Biz kliniğimizde şiddetli diş eti çekilmesi veya diş eti ile ilgili herhangi bir başvuru yapıldığı zaman ön muayene sonrası mutlaka peridontoloji uzmanımız ile bir görüşme organize edilmesini sağlıyoruz. Diş eti çekilmesi sıklıkla rastladığımız bir durum olduğu için bazen uzman görüşü doğrultusuda diş kaplamaları ile durumu kontrol altına alabiliriz. Çok kısaca diş eti neden çekilir konusuna da değinerek makalemize devam edelim. Diş eti ile yaşanabilecek hastalıkları 3 aşamada ele alırız. 1-) Diş eti iltihabı 2-) Periodontitits 3-) İlerlemiş periodontitis Eğer diş fırçalarken veya diş ipi kullanırken dişleriniz basitçe kanamaya başladıysa. Diş etlerinde kızarıklık veya sıcak soğuk hassasiyeti hissediyorsanız diş etlerinizde ufakta olsa çekilmeyi gözle görebilir haldeyseniz dişlerde sallanma veya dişlerinizi gargara yapsanız iyice fırçalasanız hatta ağız mentolleri kullansanız da ağız kokusu geçmiyorsa dişlerinizin birbirine temas etme biçimi aniden veya zamanla değiştiğini hissediyorsanız dişlerde ayrılma gibi bir durum gözlemliyorsanız veya birden fazla dişte sıcak soğuk hassasiyetiniz varsa mutlaka bir diş hekimine ön muayene olmalısınız Aksi halde diş eti hastalıkları çok hızlı yayılacaktır tabi bu durum diş kayıplarına ve geri dönülemez bir sürece girmenize sebep olabilir. Her zaman her hastaya söylediğimiz gibi tıbbın her alanında erken müdahale hem maddi olarak korur hem de sağlığınız için iyidir. DİŞ KAYBI DURUMUNDA MEDİKAL AMAÇTA BARINDIRACAK ŞEKİLDE KAYBIN TAMAMLANMASI : Günümüzde implant ve implant teknolojileri her ne kadar mükemmel bir gelişme göstermiş olsa da hastalarda bazı durumlarda implant uygulamaları kullanamıyoruz.Bunları bir kaç kısa başlık altında toplamak gerekirse: - Kemik yapısının uygun olması - Şeker - Tansiyon veya farklı kronik hastalıklardan dolayı - Hastanın dentafobi sorunu yaşamasından dolayı isteksizliği Yukarıda belirttiğimiz durumlara ek olarak maddi olanaklar da göz önüne alınarak derlenebilir. Genelde gülüş tasarımlarında implant kullanmayı tercih ederiz. Peki hangi durumlarda implant ile Gülüş tasarımı kombinasyonuna ihtiyaç duyuyoruz ? - Genel dişsizlik durumları - Uzun vadeli diş kaybından dolayı oluşabilecek diş eti doku kayıplarını engellemek Hastada çürük veya artık tedavisi gerçekleşemeyecek olan dişlerde gülüş tasarımı işleminin bir parçaı olarak dental implant uygulamalarını değerlendiririz. Burada amaç diş çekimlerinden sonra daha az köprü protez kullanarak dişlerin doğal görünüm ve dizilimlerini bozmadan aynı zamanda eksik diş etrafındaki dişlerin de uzun vadede sağlığını koruyarak tedaviyi sağlamaktır. AĞZIMIDA HİÇ DİŞ YOK , GÜLÜŞ TASARIMI YAPILIR MI? Evet tabiki böyle durumlarda kemik yapısı ve hastanın genel durumu gözetilerek implant uygulamaları yapılabilir. Tam dişsizlik veya bir kaç dişiniz de olsa hekim planlamasını mevcut duruma göre yapacak ve Gülüş tasarımı süreci hakkında size detaylı ve eksiksiz bilgiler verecektir. Biz kliniğimizde hastalarımızla projelendirme öncesi röntgen genel muayene gibi bir takım protokolleri yerine getirip ardından tedavi programını oluştururken dişsizlik durumunu veya eksik dişleri de görecek ve yönlendirmeyi ona göre yapacaktır. Diş hekimliği teknolojileri doğru uygulamalar ile hemen hemen her vakada yüz anatominize uygun tasarımlar çıkarabiliyor. -İmplant Yapılmadan da gülüş tasarımları yapılabilir. Ancak tabiki hastada yeterli sayıda ve sağlık durumu iyi doğal dişler olmalıdır. Eğer dişlerde çürümeler varsa bu çürükler genelde kanal tedavisi diş dolguları fiber post uygulamaları vs. yapılarak tedavilerini sağlamaktayız. Ancak bu tür durumlarda dişlerin pozisyonu göz önüne alınarak köprü protez uygulamaları yapmaktayız. Genel olarak sabit protez konumunda yaptığımız bu kaplamalarda diş eksikliniz dışarıdan kesinlikle belli olmayacak şekilde tasarlanır. ancak yine de medikal açıdan altını çizmeden geçmemek adına belirtmeliyim ''Eksik diş özellikle erken yaşlarda çevredeki dişlerin de kaybına sebep olur.'' TAMAMEN İSTEĞE BAĞLI YAPILAN ESTETİK TEDAVİLER. Güzellik algısı her dönem değişse de iyi bir gülümsemenin verdiği pozitif etki hiç bir zaman değişmiyor. Klinik çalışmalarımızda sadece estetik odaklı çalışmalarımızda genelde hasta taleplerini yine listeleyelim. - Dişlerin doğru konumlanmaması - Dişlerin rengi ve dokusundan memnun olunmaması - Dişlerin kişilik yapısına uygun olmaması Doğru konumlanmama sorunu ile başlayalım. Geçmişten günümüze ortodontik işlemler çeşitli metal braketler veya plaklar ile yapılmaktadır. Ortodontik tedavi süreçleri dişlerin doğal yapılarını bozmamak açısından doğru bir tercihtir. Ancak genelde tedavi süreci ve içeriğinden dolayı hastalar gülüş tasarımına yönlenmektedir. Dişlerin aşındırma işlemi gerçekleştirirken doğru açı ile aşındırma işlemini gerçekleştirdiğimizde kaplamaları da doğru pozisyonda takımını sağlayabiliyoruz. Kısacası çarpık dişlerin tedavi edilmesinde ortodontik tedaviler haricinde zamanı da verimli kullanabilmek adına gülüş tasarımları uygulanabilmektedir. Dişlerin rengi ve dokusundan memnun olunmaması konusu da en sık karşılaştığımız durumların başnda gelmektedir. Gülüş tasarımı öncesi dilediğiniz rengi seçebilmeniz için dental renk skalası kullanıyoruz. Bu sayede dilediğiniz diş rengini seçebilir ister doğal ister bembeyaz bir diş rengi tercihi ile tasarımı sonlandırabiliriz.

  • Dişlere Zararlı İçecekler | Central Dent Bahçeşehir

    Dişler için zararlı içecekleri listeledik | Bahçeşehir Kliniğimizi ziyaret ederek çürük dişlerden saatler içinde kurtulun | Bahçeşehir Diş Kliniği Dişlerimize Zarar Verebilecek 10 Yiyecek ve İçecek ; 1. Listelerin Değişmezi Yapışkanlı gıdalar (lokum, jelibon vs..) Jelibon , lokum vs bu gıdalar şeker içerdikleri için,diş yüzeyinde daha çok bakteri tutulmasına neden olur. Ayrıca yapışkan oldukları için diş yüzeyine yapışıp orada daha çok gıda tutulmasına ve yine bakteri oluşmasına neden olur. Bu nedenler de diş çürük riskini artırır. Açıkçası görünüşleri çekici olsa da Yapışkanlı gıdalar, dişlerimiz için zararlı olabilecek yiyeceklerin başında gelirler. Tüketim sonrası hastalara mutlaka dişlerini iyice fırçalamasını ve çalkalamasını öneririz. Sıklıkla tüketilmesi halinde çürüklere davetiye vermiş olursunuz. 2. Tahmin Edececeğiniz Üzere ; Asitli yiyecek-içecekler ( turunçgiller, limon, kola, soda vs..) Bu gıdalar fazla tüketildiğinde,ast içeriğinden dolayı, diş minesinde aşınmalara neden olur. Dişlerin daha hassas olmasına ve çürüklere karşı daha savunmasız olmasına neden olur. Özellikle kola çokça tüketilmekte olan bir ürün. Yemek kültürümüzde de maalesef kemikleşmiş durumda ama dişler için oldukça zararlı. Central Dent Bahçeşehir Diş Kliniğimizi ziyaret eden hastalarımıza genelde bu tür içecekleri azaltmaları konusunda ikazlar yapmaktayız. 3. Abur cubur tarzı atıştırmalıklar ( kraker, çikolata, cips vs…) Ara öğünlerin sık olması, abur cubur fazla tüketilmesi diş yüzeylerinde bu gıdaların yapışmasına neden olur, bu da yine dişlerin çürüme ihtimalini artırır. 4. Ve Maalesef Çay, kahve , renkli oraletler ; Diş renginin sararmasına neden olur. Fazla kahve tüketimi diş yüzeylerinde pürüzlülüğe neden olur. Bu da dişlerin temizliğinin zorlaşmasına ve diş çürük ihtimalinin artmasına neden olur. 5.Alkol & Sigara Şeker ve asit içeriğinden dolayı diş çürük ihtimallerini artırmaktadır. Özellikle şarap asit içeriği en yüksek olan alkoldür.Sigara, vücudumuz için olduğu kadar dişlerimiz için zararlı ve diş etlerimiz için de bir o kadar zararlıdır. Dişlerin sararmasına, dişetlerinin zarar görmesine neden olur. Ayrıca sigara ağız, dudak, dil kanseri riskini artırır. 6.Karbonhidrat içerikli yiyecekler Tükürük içerisindeki amilaz enzimi, karbınhidratları parçalayarak şekere dönüştürür. Bu da dişlerin çürük ihtimalini artırır. 7.Belki de En Masumu ''Sakız'' Şekerli sakızlar , dişlerin çürümesine neden olmaktadır . 8.Hazır meyve suları İçeriğinde şeker oranının fazla olması nedeniyle diş çürük ihtimalini artırır. Doğal Meyve sularında şeker katkısı bulunmadığı için el yapımı meyve suları daha sağlıklıdır. 9.Nasıl Olur Ama Doğal Demeyin ; Kuru meyveler Hem yapışkanlıkları nedeniyle hem de işlenmiş şeker içeriğinden dolayı , diş minesine zarar vererek diş çürük ihtimalini artırmaktadır. Dişlerinizde çürük, sararma, diş yüzeyinde aşınma ya da lekelenme gibi sorunlar yaşıyorsanız, hemen randevu alın ve ücretsiz ilk muayenemize gelin. Eğer başka sorularınız varsa, bize ulaşmaktan ve sormaktan çekinmeyin. Sağlıklı günler!

  • LYONMED | Tam dişsizlere , dental implant paketi !

    Lyonmed,tam dişsizler için dental implant paketini gururla sunar. Kemik-Damak yapınız,genel sağlık durumunuz göz önüne alınarak Türkiye,Almanya veya Amerikan implantları ile estetik ve mükemmel çiğneme deneyimine sahip olabilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız. Lyonmed Dental İmplant Paketi ; İmplant paketlerimiz genelde tüm çeneyi etkileyecek şekilde doğru çiğneme , doğru koparma ve olağanca iyi bir görünüm sağlamayı hedefler. Qr kodu ve sertifikalı implant ürünleri ile kliniğimizde kullanılan tüm dental implant ürünleri FDA onaylı Avrupa Standartlarında olan implant markalarıdır. Tam dişsizlik oldukça zordur. Ancak zamanla alışılabilir bir durum olduğu için uzun süre dişsiz kalan hastalarımız için tam çene implant uygulamaları tedavi sürecinin bitiminin ardından da alışma süreci olarak devam eder. İmplant paketlerimiz, yalnızca eksik dişlerin yerine yenilerinin konulmasını değil, tüm çenenin fonksiyonel ve estetik açıdan yeniden yapılandırılmasını hedefleyen kapsamlı tedavi yaklaşımları üzerine kuruludur. Bu yaklaşımın temelinde doğru çiğneme, doğru koparma ve yüz estetiği ile uyumlu, doğal görünüme en yakın sonuçların elde edilmesi yer alır. Çünkü tam çene diş eksikliği, yalnızca beslenme fonksiyonlarını değil; konuşma, yüz kaslarının dengesi, çene eklemi sağlığı ve bireyin psikososyal yaşamını da doğrudan etkileyen çok boyutlu bir problemdir. Bu nedenle uygulanan implant tedavileri, her hastanın anatomik yapısı, kemik yoğunluğu, kas fonksiyonu ve estetik beklentileri dikkate alınarak kişiye özel olarak planlanır. Kliniğimizde kullanılan tüm dental implant ürünleri, QR kod ile doğrulanabilen, sertifikalı ve izlenebilir implant sistemleridir. Bu sistemler sayesinde hastalarımıza uygulanan implantların menşei, üretim süreci ve kalite standartları şeffaf bir şekilde belgelenebilmektedir. Kullanılan implant markalarının tamamı FDA onaylı olup, Avrupa Birliği tıbbi cihaz direktiflerine uygun olarak üretilmiş ürünlerdir. Bu durum, yalnızca tedavi başarısını artırmakla kalmaz; aynı zamanda uzun dönem biyouyumluluk, kemik-implant entegrasyonu ve hasta güvenliği açısından da önemli bir avantaj sağlar. Günümüzde implant tedavisinde kullanılan materyallerin kalitesi, tedavinin başarısını doğrudan etkileyen en kritik faktörlerden biridir. Tam dişsizlik, hem hasta hem de hekim açısından yönetilmesi zor bir klinik tablodur. Uzun süre dişsiz kalan bireylerde çene kemiklerinde rezorpsiyon, yüz alt üçlüsünde kısalma, dudak ve yanak desteğinde azalma gibi yapısal değişiklikler ortaya çıkabilir. Bu durum, yalnızca estetik kaygılara değil, aynı zamanda fonksiyonel problemlere de yol açar. Çiğneme etkinliğinin azalması sindirim sistemi sorunlarına neden olabilirken, konuşma fonksiyonunda bozulmalar sosyal hayatta özgüven kaybına yol açabilmektedir. Bu nedenle tam çene implant uygulamaları, yalnızca mekanik bir diş tedavisi olarak değil, bütüncül bir rehabilitasyon süreci olarak ele alınmalıdır. İmplant destekli tam çene protezler, geleneksel total protezlere kıyasla çok daha yüksek stabilite ve konfor sunar. Özellikle sabit implant üstü restorasyonlar, hastanın kendi doğal dişlerine en yakın hissi yaşamasını sağlar. Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta, uzun süre dişsiz kalmış hastalarda tedavi tamamlandıktan sonra da bir alışma sürecinin gerekli olduğudur. Çiğneme kasları, dil pozisyonu ve çene hareketleri, yeni dişlere uyum sağlamak için belirli bir zamana ihtiyaç duyar. Bu adaptasyon süreci kişiden kişiye değişmekle birlikte, doğru planlama ve düzenli kontroller ile sorunsuz şekilde yönetilebilir. Tam çene implant tedavilerinde dijital planlama sistemlerinin kullanılması, tedavi başarısını önemli ölçüde artırmaktadır. Dijital ölçüler, üç boyutlu tomografi görüntüleri ve bilgisayar destekli simülasyonlar sayesinde implantların ideal açıda ve doğru pozisyonda yerleştirilmesi mümkün hale gelir. Bu da hem cerrahi sürecin daha öngörülebilir olmasını sağlar hem de protez aşamasında estetik ve fonksiyonel uyumu artırır. Özellikle gülüş hattı, diş dizilimi ve yüz simetrisi gibi estetik unsurlar, dijital planlama ile daha kontrollü şekilde değerlendirilebilir. Uzun süre dişsiz kalan hastalarda kemik kaybı sık görülen bir durumdur. Bu gibi vakalarda, implant uygulamasından önce veya implant ile eş zamanlı olarak ileri cerrahi prosedürlere ihtiyaç duyulabilir. Sinüs lifting, kemik grefti uygulamaları ve yumuşak doku düzenlemeleri, implantların uzun dönem başarısını destekleyen önemli işlemler arasında yer alır. Kliniğimizde bu tür ileri cerrahi uygulamalar, güncel bilimsel protokoller doğrultusunda ve hasta konforu ön planda tutularak gerçekleştirilmektedir. Amaç, yalnızca implantın yerleştirilmesi değil, implantın uzun yıllar boyunca sağlıklı bir şekilde fonksiyon görmesidir. İmplant üstü tam çene restorasyonlarında kullanılan protez materyalleri de tedavi sonucunu doğrudan etkiler. Zirkonyum, hibrit protezler ve yüksek dayanımlı seramik materyaller, hem estetik hem de fonksiyonel açıdan üstün özellikler sunar. Doğru materyal seçimi, hastanın çiğneme alışkanlıkları, estetik beklentileri ve çene yapısı dikkate alınarak yapılmalıdır. Bu sayede hem doğal diş görünümüne yakın sonuçlar elde edilir hem de protezin kırılma ve aşınma riski minimize edilir. Tedavi sürecinin başarısı, yalnızca cerrahi ve protetik aşamalarla sınırlı değildir. Hastanın ağız hijyenine gösterdiği özen, düzenli kontrol randevularına katılımı ve hekim önerilerine uyumu, implantların uzun ömürlü olmasında kritik rol oynar. İmplantlar çürük yapmaz ancak çevre dokuların sağlığı, implantın stabilitesini doğrudan etkiler. Bu nedenle hastalarımıza, implant sonrası bakım ve temizlik protokolleri detaylı şekilde anlatılmakta ve kişiye özel hijyen önerileri sunulmaktadır. Sonuç olarak, tam çene implant uygulamaları, multidisipliner bir yaklaşım ve ileri teknolojilerin kullanıldığı kapsamlı bir tedavi sürecidir. Doğru planlama, kaliteli implant sistemleri, deneyimli klinik ekip ve hasta iş birliği bir araya geldiğinde, tam dişsizlik yaşayan bireyler için hem fonksiyonel hem de estetik açıdan tatmin edici sonuçlar elde etmek mümkündür. Kliniğimizde uygulanan implant paketleri, hastaların yaşam kalitesini artırmayı, özgüvenlerini yeniden kazanmalarını sağlamayı ve uzun vadeli, güvenilir çözümler sunmayı amaçlamaktadır. Tam Çene Dental İmplant Paketlerimiz ALMAN PAKETİ 1 Ekonomik Avantaj %20 indirimli İmplant Markası : Dxl Menşei : Almanya Adet : 12 Zirkonyum Markası : Vıta Mark III Menşei : Almanya Adet : 24 Toplam Fiyat : 4.230 EURO + KDV KORE PAKETİ 2 Ekonomik Avantaj %10 indirimli İmplant Markası : Megagen Menşei : Kore Adet : 12 Zirkonyum Markası : Noritake-Katana Menşei : Japonya Adet : 24 Toplam Fiyat : 5.255 EURO + KDV ALMAN PREMIUM 1 İmplant Markası : Straumann Menşei : Almanya Adet : 12 Zirkonyum Markası : Multilayer Menşei : Almanya Adet : 24 Toplam Fiyat : 8.500 EURO + KDV BELÇİKA PAKETİ 1 İmplant Markası : Nobel Biocare Menşei : Belçika Adet : 12 Zirkonyum Markası : Glidewell Menşei : Amerika Adet : 24 Toplam Fiyat : 6.200 EURO + KDV

  • LYONMED | Kaliteli Porselen Kaplama Nasıl Olmalıdır

    Değerli ilgililer, instagram google ve bir çok farklı mecrada gördüğünüz ucuza implant ucuza zirkonyum gibi vaadlere kapılmadan lütfen okuyup bilgi edininiz.

  • Central Dent | Zahnersatz in der Türkei | Schnell und wirtschaftlich

    Centraldent | Wir bieten das optimale Preis-Leistungsverhältnis für Zahnbehandlung in der Türkei. Zahnersatz in der Türkei Wir bieten das optimale Preis-Leistungsverhältnis für Zahnbehandlung in der Türkei. Wir arbeiten zusammen mit einer der besten Klinik in istanbul und bieten kosmetische Zahnmedizin, chirurgischer Implantation, Kiefer, Endodontie, Kinderzahnmedizin, Parodontologie, Bleaching. Patientenzufriedenheit steht im Mittelpunkt unserer Prioritäten. Professionell, aufmerksam auf seine Patienten, bietet das Team von Central Dent istanbul Dienstleistungen von einwandfreier Qualität. Dank ständig aktualisierter technischer Fortschritte erreicht unsere Zahnklinik einen optimalen Qualitätsstandard, der unseren Patienten das Beste der Technologie bietet. Unser Personal hat jahrelange Erfahrung im Bereich Medizintourismus. The original text of this article is in the German language. Wann ist eine Krone oder Brücke nötig ? Zahnkronen in Istanbul In unserer Partner Klinik werden Zahnkronen aus Gold, Keramik und Zirkonium, E-max, Empress und andere hoch wertige Material angeboten. Alle Materialen kommen aus Europa und dementsprechend zertifiert. Je nach der Bedürfniss des Patienten werden Zahnkronen auf Implantate gesetzt, Zahnbrücken oder einzelne Zähne gemacht. Der Zahnkron braucht viel Handarbeit daher geht es nicht nur um Material, sondern auch um Erfahrung des Arztes und Zahnlabors. Sie können hier mehr über Zahnimplantate in Istanbul lesen. Was ist eine Zahnkrone ? Eine Zahnkrone ist eine Prothese (gewöhnlich aus Keramik), die die Ästhetik und Kaufunktion des beschädigten Zahns, wieder herstellt. Die Prothese ersetzt den sichtbaren Teil des Zahns die durch konventionelle Behandlungen nicht mehr zu behandeln ist (signifikante Karies, Bruch, usw.). Die Krone kann direkt auf dem Zahn oder einem Implantat gesetzt werden. Eine Brücke besteht aus mehrere Kronen und verschiedene Materialien. Das hängt vom Ihrer Wunsch und Empfehlung des Arztes. Wir kauen eigentlich mit Kronen. Zahnimplantate dienen als künstliche Zahnwurzel und Zahnkronen sind der Kauteil. Keramik Kronen Die Keramik Kronen werden für die Wiederherstellung von Zahnen und Brücken benutzt. Die Keramik liefert gute Ergebnisse aufgrund seiner natürlichen Farbe und vollkommen gleiche Form wie Ihre Zähne. Die Farbton ist flexibel je nachdem Ihrer Wunsch. Keramik Kronen und Brücke können auch ohne Implantate als einzige Behandlungsmethod durchgeführt werden. Wann ist eine Krone oder Brücke nötig ? ● Wenn es unmöglich ist, den beschädigten oder gebrochene Zahn zu behandeln ● Wenn Sie gebrochene Zähne haben. ● Um die Form und / oder Verfärbung der Zähne zu ändern; ● Wenn es unmöglich ist, den Zahn wegen der Karies nicht wieder herzustellen. ● Um die Diastema (Räume zwischen den Zähnen) schließen ● Um die Form der schiefe Zähne zu verbessern obwohl es ratsam ist, zunächst für die Kieferorthopädie zu entscheiden) ● Um mäßig abgenutzte Zähne wiederherzustellen. ● Um das Auftreten von verfärbte Zähne mit einer Zahnaufhellung zu verbessern, ist nicht genug Weiße wiederherzustellen. ● Um die Höhenunterschiede und die Unterschiede in der Größe zwischen den Zähnen zu harmonisieren. ● Für Patienten, die nicht zufrieden mit dem Aussehen ihrer Zähne sind, kann die Krone auch ein Lächeln andern. Zahnbrücke in der Türkei machen lassen Viele Patienten brauchen mehrere Zahnkronen oder Zahnbrücken. Um Behandlungskosten zu sparen, können Sie solche umfangreiche Behandlungen in istanbul machen lassen. Vollkeramik Krone kosten Vollkeramik Kronen sind viel mehr bevorzugt. Da diese Kronen kein Metal enthalten. Eine Vollkeramik Krone kann aus verschiedene Materialen bestehen. Das entscheiden wir zusammen mit dem Patient je nach der Erwartungen und Beschwerden. Was ist eine Zahnbrücke? Eine Brücke ist eine Reihe von miteinander verbundenen Kronen. Brücken können auf Ihre eigene Zahne setzen oder man kann Implantate als Stüztpunkt benutzen. Die Zusammensetzung der Brücken ist ähnlich der Kronen. Man kann wie bei Kronen aus verschiedene Materialien auswahlen: Metall-Keramik, Zirkonoxid, Vollkeramik, Keramik-Gold. Ihr Zahnarzt kann Ihnen bei der Auswahl des Materials, ästhetischen Anforderungen und Kosten helfen. Keramische Brücken können die gleiche Farbe wie die der Zähne haben, was ein natürliches Ergebnis gewährleistet. Eine herkömmliche Zahnbrücke besteht aus drei Zahnkronen. Die ersten und zweiten Zähne werden beschliffen und als Anker für den fehlenden Zahn dienen. Die im Zahnlabor hergestellte Brücke wird dann auf dieser Weise auf dem beschliefenen Zahn geklebt und am Ende statt eine Lücke hat der Patient ein neuer Zahn. Central Dent Bahcesehir Zirkonkronen Zirkonoxid ist ein sehr starkes und weißes festem Material. Zirkon Kronen sind relativ neu im Vergleich zu Keramik Kronen. Da eine Zirkon Krone aus Zirkonoxidgerüstes Keramik besteht. Die Vorteile der Verwendung dieser Art von Krone sind vielfältig. Wollte man die Vorteile der Zirkonkronen auflisten, stünden Ästhetik und Langlebigkeit an der Spitze der Rangliste.Central Dent Bahçeşehir Zirkonkronen sind Metalfrei und Metallfreier Zahnersatz reagiert weder auf Hitze noch auf Kälte, und leitet auch keine Elektrizität, so hat man auch keinen metallischen Geschmack imd Mund. Der Nachteil ist der Preis. Zirkonkronen sind fast doppelt so teuer als Metall-Keramik Kronen. Aber dafür sind Sie die beste ästhetische Lösung.

adres-logo

Halaskargazi Caddesi / Şişli / İstanbul

Şişli/İstanbul, Türkiye

Ulaşım ;

lyonmed-iletisim-logo

Randevu İçin Bize Ulaşabilirsiniz.

P.Tesi - C.tesi 11.00 - 21.00

Çalışma Saatlerimiz

adres-lyonmed

05330867339  /  02126698757

Ulaşım ;

twitter-logo-x
pinterest-lyonmed
facebook-meta-lyonmed
sirona-logo
omnitech-logo
nobel-bio-logo
youtube-lyonmed
mail-lyonmed
instagram-lyonmed
tiktok-lyonmed
mesaj-lyonmed
web-site-lyonmed-net
implance-logo
kuraray-logo
fgm-logo
straumann-logo
Redshift-logo
vita-porselen-logo
bottom of page