Arama Sonuçları
88 risultati trovati con una ricerca vuota
- ANASAYFA | Centraldent Başakşehir Diş Kliniği
Central Dent , Başakşehir / İstanbul kliniğimizde yüksek kaliteli ve son teknolojiyi kullanan diş hekimliği hizmeti sunmakadır. Siz de Bahçeşehir diş kliniğimizi ziyaret edebilirsiniz. Gülüşünüzü Yeniden Yaratıyoruz RANDEVÜ OLUŞTURUN RANDEVÜ Hemen Randevü Almak İçin Tıklayınız. KORONAVİRÜS ÖNLEMLERİMİZ HAZIR ! Abbiamo tempo da dedicare a tutti i nostri visitatori. Puoi segnalare qualsiasi dolore prima o dopo il trattamento o qualsiasi elemento che possa metterti a disagio contattando direttamente il tuo medico. Pertanto, puoi ottenere supporto per risolvere il problema il più rapidamente possibile ottenendo una guida professionale 24 ore su 24. In qualità di Central Dent Bahçeşehir Dental Clinic , il nostro obiettivo principale è concentrarci sulla risoluzione del problema in modo permanente, considerando la sensibilità dei nostri preziosi visitatori sulla salute orale e dentale. Conosciamo le tue esigenze e ci preoccupiamo sempre di analizzare correttamente il problema. Odontoiatria di nuova generazione! Dimentica le tue esperienze passate. Central Dent Bahçeşehir Diş Kliniği ti offre una prospettiva completamente estetica e salutare e, naturalmente, utilizza la tecnologia più recente nel campo dell'odontoiatria. Certo, le abitudini sono importanti, ma ti consigliamo di sperimentare le nostre speciali modalità di trattamento con il nostro personale medico esperto, giovane e dinamico. Aiutiamo anche i nostri visitatori che non si trovano a Bahçeşehir e dintorni, ma che vogliono sceglierci nelle aree in cui offriamo salute orale, dentale, botox e servizi in termini di trasporto. Ottieni labbra dall'aspetto totalmente naturale. Con un piccolo appuntamento nella vita lavorativa, la competizione, i fitti impegni del fine settimana e tutto il tempo che non puoi dedicare a te stesso, puoi avere un aspetto completamente naturale sulle tue labbra ed esattamente come le desideri in poche ore._cc781905- 5cde-3194-bb3b-136bad5cf58d_ Central Dent Bahçeşehir Diş Clinic offre anche servizi di riempimento e botox. Puoi coronare il tuo sorriso, che aggiunge sicurezza al tuo sorriso, con il nostro servizio estetico, che è completo e adatto al tuo viso e alla struttura della mascella nella giusta proporzione. Puoi fissare un appuntamento con il nostro specialista per la procedura di riempimento del botox, che richiederà solo poche ore. Per denti perlati; Sbiancamento Tecnicamente non fa male ai tuoi denti, è completamente indolore e i tuoi denti brilleranno come perle in pochi minuti! Sebbene lo sbiancamento dei denti abbia un effetto positivo sull'aspetto, è anche di grande importanza per la tua salute. Lo sbiancamento con raggi UV o laser è uno dei trattamenti indispensabili per i visitatori del Central Dent Bahçeşehir Diş Kliniği . Sentirai immediatamente il cambiamento tangibile nei tuoi denti. Francamente, ti garantiamo che lascerai la nostra clinica con la bocca pulita e attirerai l'attenzione con ogni sorriso. Nessun post pubblicato in questa lingua Quando verranno pubblicati i post, li vedrai qui.
- Hamilelikte Diş Tedavisi | Central Dent | Bahçeşehir
Central Dent Bahçeşehir Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği hekimleriniz olarak Hamilelikte Diş Sağlığınızı her zaman koruyoruz. İşte detaylar 1.Hamilelik Öncesi Diş Bakımı Neden Önemlidir ? Anne adayının yaşayabileceği bazı sağlık sorunları gebeliğin bütün büyüsünü bozabilir. Ağız ve diş sağlığı bakımı her zaman yapılabilir fakat planlı gebeliklerde özellikle ağız hijyeninin sağlanması gerekir. Annenin bu süreçteki beslenme şekli gelecekte yaşanabilecek sorunları önlemeye yardımcıdır. Gebelik vücudun hormon ve salgı sisteminde bazı değişikliklere sebep olur. Bu süreçte beslenme alışkanlıklarının değişmesi, diş ve diş çevresi dokuları hasar görmeye daha yatkın hale gelir. Eğer gebelik öncesi anne adayının çürük tedavilerini, sorun çıkarma riski olan 20 yaş dişlerinin ve diş etlerinin bakımlarını yaparsak, ileride yaşanacak vücut değişimi için dirençli dokular oluşturmuş oluruz. 2.Çürük dişlerin bebeğe bir zararı olur mu? Ağız içinde bulunan mikroplar sindirim yoluyla vücuda yayılmaktadır. Unutmamak gerekir ki, mikroplar her zaman bir risk sebebidir. Diş eti problemleri ve diyabet arasında bilimsel ilişki vardır. Gebelikteki en büyük sağlık sorunlarından biri de gebelik diyabetidir. Bu nedenle gebelikte diyabeti tetikleyecek unsurları minimum seviyeye indirmek gerekir. Diş çürüklerindeki en büyük sorun ağrıya sebep olmasıdır ki yine bu süreçte ağrı istenmeyen durumlardandır. 3.Gebeliğin diş sağlığı üzerindeki etkisi nedir? Hormon değişiklikleri ağız içi salgılara da etki eder. En büyük sıkıntılarımızdan biri de reflü, bulantı ve kusma sürecinde ağızdaki asit oranının artması sonucunda diş dokusu ve diş etlerinin zarar görmesidir. Yine hormonlara bağlı olarak diş eti şişmeleriyle de sık sık karşılaşmaktayız. Gebeliğin ilerleyen dönemlerinde uyku kalitesinin bozulması ile diş sıkma, gıcırdatma, eklem ağrıları da görebiliyoruz. Çoğu gebede yeme alışkanlıkları değişim gösterir. Gebelikte daha sık yemek yenmesi sebebiyle ağız hijyenini de eskisi gibi sağlıklı tutmak için biraz daha fazla çaba göstermek gerekiyor. Günde en az 2 sefer diş fırçalama alışkanlığı gebelik döneminde minimum 3 sefere çıkarılmalıdır. Bu süreçteki hormon değişiklikleri ağız içi salgılara da etki eder. Tükürük akışımızın kalitesi ve hızı etkilenebilir. Yoğunlaşan ve azalan tükürük, diş ve diş çevresini temizleme etkisini kaybeder. Ağız hijyenine daha fazla önem vermemizi gerektiren sebeplerden biri de budur. Tükürüğün yıkayıcı etkisi yerine diş fırçamızla bu görevi yerine getirmeliyiz. Gebelik döneminde ağız ve diş sağlığı konusunda yaşadığımız en büyük sıkıntılardan biri de reflü, bulantı ve kusma sürecinde ağızdaki asit oranının artmasıdır. Artan asidik ortam, diş dokusuna ve diş etlerine zarar verir. Sürekli asit ortamına maruz kalan diş yüzeyleri aşınır. Diş yüzeyi aşınması (yumuşaması) olan dişler hem hassasiyet oluşturur hem de çürük oluşumuna ortam hazırlar. Yine hormonlara bağlı olarak diş eti şişmeleriyle de sık sık karşılaşmaktayız. ‘Hamilelik gingivitisi’ dediğimiz bu diş eti şişmesi sorunu, hekim tarafından yapılan temizlik ile rahatlar. Gebelik bitimiyle de eski haline döner. Gebeliğin ilerleyen dönemlerinde uyku kalitesinin bozulması sonucunda diş sıkma, gıcırdatma, eklem ağrıları da görülebilir. Uyku kalitesizleştikçe diş sıkma paralelinde eşlik eder. Diş sıkma sonucu kulak, boyun ve omuz bölgelerinde gerginlik ve ağrı oluşturabilir. Bu süreçte bruksizim plağı ile gebelerimizin rahat etmesini sağlayabilmekteyiz. 4.Gebelikte diş taşları nasıl sıkıntılar yol açar, diş taşı temizliğinin önemi nedir? Diş taşı tükürükle birleşen gıda artıklarının mineralize olmasıdır. Kısacası hangi yaşta olunursa olunsun diş taşı varlığı, dişi çevreleyen kemik dokusunda yıkıma sebep olur. Diş taşı başlangıcı ise diş eti kanamaları ve sızlamalarıdır. Gebelik döneminde diş etleri daha kolay ödem tutacağından dolayı diş taşı oluşumu hızlanır. Gebeliğin hangi döneminde olunursa olunsun özel bir durum olmadığı sürece, diş taşı temizliğinin mutlaka yapılmasını öneriyoruz. 5.Diş ağrısı olan gebelere nasıl tedavi uygulanıyor? Sıkıntısız gebeliklerde her türlü işlemi yapabiliyoruz. Yine de gebenin yorulmaması için bu süreçte sadece acil ihtiyaçlarını giderip diğer tedavilerini doğum sonrasında yapmayı tercih ediyoruz. Kırık gibi akut durumlar haricinde gebeye röntgen çekmiyoruz. Sıkıntılı gebeliklerde (düşük riski, erken doğum riski, alerji durumu, kanama sıkıntısı vb.) ise kadın doğum uzmanı onayı ile gebeyi tedavi edebiliyoruz. 6.Diş çürüdüğü takdirde tedavi hemen yapılmalı mı, hangi durumlarda beklenmeli? Gebelik takibi yapan kadın doğum doktoru onay verdiği sürece hamileliğin her döneminde diş çürüğü tedavisi yapılabilir. Gebeliğin 13. ve 27. haftaları arasını, tedavi için en güvenli dönem olarak tanımlayabiliriz. 7.Gebelere kanal tedavisi yapılıyor mu? Gebelikte yapılabilen veya yapılamayan diş tedavileri hangileridir? Gelişen teknoloji sayesinde döner aletler ve ‘apex locator (kök ucu bulucu)’ ile gebelerde kanal tedavisi yapılabilir. Yalnızca kanal tedavisi yapılırken gebeye röntgen çekilmez. Gebelikte diş çekimi dahil, her türlü diş tedavisi yapılabilir fakat gebenin durumu acil değilse tedavi doğum sonrasına ertelenir. 8.Diş tedavisinde kullanılan kimyasal maddelerin anne ve bebeğe etkisi nedir? Gebelerin diş tedavisinde lokal anestezi kullanıyoruz. Lokal anestezilerin sisteme geçmesi ve oradan bebeğe geçmesi çok düşük ihtimal ki, o ihtimali yok sayıyoruz. Zaten tedavi yapıyorsak bu süreç de acildir ve tedavi edilmeyen diş bebeğe daha fazla zarar verecektir. 9.Dişi kırılan bir gebe, panik yapmadan ne yapmalı? Dişi kırılan bir gebe panik yapmamalıdır ve gebelik riskli değilse diş hekimine gitmelidir. Tabi ki takibinde olduğu kadın doğum doktoruna haber verilmesi de şarttır. Gebelik riskliyse tam teşekküllü bir hastanenin diş bölümüne gitmesini tavsiye ederiz. 10.Anne adaylarına önerileriniz neler? Hamilelik öncesinde dişler konusunda nasıl tedbirler alınmalı? Gebelik öncesi bütün diş kontrolleri yaptırılmalı. A ğız hijyeni, çürük diş olup olmadığı, 20 yaş dişlerinin durumu, eski veya kötü yapılmış işlemler kontrol edilmelidir. Fırçalama ve beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmeli. Yapılması gereken tedaviler zamanında yaptırılmalı. Hamileliğin her döneminde işlem yapılabilir. Gebenin ve bebeğin en rahat olduğu dönem hamileliğin 2. trimester dönemidir. Nessun post pubblicato in questa lingua Quando verranno pubblicati i post, li vedrai qui. Nessun post pubblicato in questa lingua Quando verranno pubblicati i post, li vedrai qui. Gebelik Öncesi Diş Tedavisi ; Gebelik düşünen anne adaylarını en çok endişelendiren konulardan birisi kemik ve diş sağlığının bu konuda nasıl etkileneceği konusudur. Toplumdaki genel inanış gebelik döneminde anne adaylarının kemik erimesi ve diş kaybı gibi sorunları rutin olarak yaşadıkları yönündedir. Gebelikte anne karnındaki bebeğin sağlıklı gelişebilmesi için yeterince kalsiyum alımına ihtiyacı vardır ve anne adayının kalsiyum açısından zengin beslenmemesi durumunda bebek gereksinim duyduğu kalsiyumu annenin rezervinden almaktadır. Eğer anne adayı yeterli beslenirse böyle bir kayıp ya da eksiklik olmayacaktır. Gebelik dönemi başından itibaren anne adayının vücudunda pek çok değişikliğe sebep olan bir süreçtir. Elbette ki bu değişikliklerin bir kısmı da anne adayının ağız içinde, dişetlerinde ve dişlerinde gerçekleşmektedir. Bu bağlamdaki en önemli değişiklikler vücuttaki östrojen ve progesteron seviyelerinin artışıdır. Bu hormonların artması dişlerin üzerindeki bakteriyel plak birikiminin artması anlamına geliyor. Anne adayları eğer gebelik döneminde bu plağı dişlerden uzaklaştırmaya yönelik önlem almazsa diş etlerinde kızarma, şişme ve kanama yaşanabilir. Gebelikte diş eti kanamalarından dolayı dişlerini fırçalamaktan kaçınan anne adaylarının dişlerinde çok ciddi plak oluşumu görülür. Gebeliğin özellikle ikinci 3 aylık periyodunda, yani 4, 5, 6. Aylarda dişlerin üzerinde bakteriyel plak oluşumu yaygındır ve bu sorun her anne adayını farklı düzeylerde etkiler. Ancak gebelik öncesi dönemde zaten bu tür problemleri olan bir kadın gebe kaldıysa, bu sorunun şiddeti gebelikte daha çok artar ve tedavi edilmezse çok ciddi ağız içi ve diş sorunları yaşanır. Gebelikte diş sağlığı ile ilgili yanlış inanışlara inanmamak gerekiyor! Elbette ki gebelikte anne adayının diğer organları gibi dişleri de daha hassas ve olumsuzluklardan daha kolay etkilenebilir durumdadır. Ancak her gebelikte diş sağlığı ile ilgili sorunlar yaşandığı ya da gebeliğin diş kaybıyla sonuçlanacağı veya gebelikte diş hekimine gidilmeyeceği ile ilgili inanışlar kesinlikle yanlıştır. Esas önemli olan; gebelikte diş sağlığına her zamankinden daha fazla özen gösterilmesi ve diş sorunlarında doktordan yardım alınması gerektiği şeklindedir. Zira gebelikte dişlerde çürük oluşumu, çürüğün ilerlemesi, diş eti problemleri, diş ağrıları görülmesi hamilelik döneminde salgılanan hormonların ve yaşanan değişimlerin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Bu dönemde ağız ve diş bakımının daha özenle yapılması ve gerektiğinde diş hekimine gidilerek gebeliğe uygun tedavi yolunun izlenmesi ile sorunlar ortadan kaldırılabilmektedir. Hamilelik dişlerin tedavisi açısından 3 dönemde incelenir: 0–3 aylık dönem; Bu dönem hamileliğin en hassas olduğu dönemdir. Ağrıya neden olan ve müdahale edilmediğinde anneye ve bebeğe zarar verebilecek durumlarda dişhekimine gidilmelidir. 3–6 aylık dönem; Hamilelik sonuna kadar ertelenmesi uygun olmayan diş çekimleri, dolgular, kanal tedavileri yapılabilir. Müdahalelerin yapılması için en uygun dönemdir. 6-9 aylık dönem; Bu dönemde bebek anne karnında oldukça büyümüştür ve doğum yaklaşmaktadır. İlk 3 aylık dönemde olduğu gibi acil tedaviler dışında herhangi bir uygulama yapılmamalıdır. Hamilelerde Röntgen Çekimi: Zorunlu hallerde anne adayına kurşun önlük giydirilerek röntgen çekilebilir. Hamilelerde İlaç Kullanımı: Hamilelik döneminde kullanılan tetrasiklin grubu antibiyotikler “Tetrasiklin Renklenmesi” denilen geri dönüşümü olmayan renklenmelere neden olur. Bu grup dışında kullanılan antibiyotiklerin, penisilin ve türevlerinin dişlerde renklenmeye neden olduğuna veya zarar verdiğine dair bilimsel bir veri yoktur. Ancak hamilelikte kullanılan her türlü ilacın anne adayını takip eden doktorun kontrolünde kullanılması gerektiği unutulmamalıdır. Gebelikte diş sağlığı ile ilgili yanlış inanışlara inanmamak gerekiyor! Beslenme: Hamilelikte iyi beslenme annenin olduğu kadar doğacak bebeğin de diş sağlığını olumlu yönde etkileyecektir. Bebeğin diş gelişimi hamileliğin ikinci ayından itibaren başlar. Sağlıklı diş gelişimi için kalsiyum, fosfor ve vitamince zengin besinler yeterince alınmalıdır. Anne adayları hamileliğin ilk ayından itibaren abur cubur yiyeceklerden kaçınmalıdırlar. Ağız içinden uzaklaştırılmayan tüm besin artıkları, dişler üzerinde birikerek çürük oluşumunu hızlandırır. Ağız Bakımı: Hamileliğin ilk aylarında görülen kusmalar, değişen beslenme alışkanlıkları ve hormonal değişimlerin etkisiyle dişetlerinde hassasiyet ve kanama olabilir. Kanama nedeniyle anne adayları diş fırçalamayı bırakmamalıdırlar. Dişeti iltihabı dişlerin ve dişetlerinin etkin bakımı ve temizlenmesi ile önlenebilir. Her gün en az 2 kez, mümkün olan durumlarda her yemekten sonra dişler fırçalanmalıdır. Diş araları diş ipi ile temizlenmelidir. Dişhekiminin önerisi olmadığı sürece ağız gargarası kullanılmamalıdır.Bunlar iltihaba bağlı gelişen dişeti büyümeleridir. Genellikle doğum sonrası kendiliğinden geçmektedir, ancak çiğneme, fırçalama güçlüğü ve aşırı ağrı gibi sorunlara neden oluyorsa dişhekimi kontrolünden geçilmelidir. Hamileliğin Ağız Diş Sağlığına Etkileri: Hamilelikte tükürükteki asit miktarı artmakta ve dişler çürümeye yatkın hale gelmektedir. İlk aylarda görülebilen kusma sonrasında, annenin ağız hijyenine dikkat etmemesi de çürük riskini arttırmaktadır. Dişetlerinde sorunu olan anne adayları ağız bakımına dikkat etmezlerse, hormonal değişime bağlı olarak da dişeti sorunları artar. Dişetleri kanayan anne adayı dişlerini fırçalamaktan kaçınabilir. Bu durum, dişler üzerinde daha fazla bakteri birikmesine ve dişetlerinde şişliğe, kızarıklığa ve daha çok kanamaya neden olur. Buna “Hamilelik Gingivitisi” denir. Dişeti kızarık, şiş, hassas ve kanamalıdır. Hamilelik gingivitisi genellikle, hamileliğin 2. ayında başlayıp, 8. ayında en üst seviyeye çıkar. Eğer hamilelik planlanıyor ise anne adayları mutlaka bir dişhekimi kontrolünden geçmeli, hamilelik öncesinde varsa diş ve dişeti problemleri giderilmelidir. Ağız bakımı iyi olmayan ve dişetlerinde iltihap olan hamilelerin dişetlerinde “Hamilelik Tümörü” gelişme riski de vardır.
- LYONMED | Profesyonel Diş Beyazlatma ve Oral Hijyen
Diş beyazlatma günümüzde bir çok insanın tercih ettiği kalıcı bir oral hijyen yöntemidir. Özellikle sosyal hayatta bir çok insan gülüşünü önemsiyor ve ışıldayan dişler iyi bir gülüş için en önemli detay. Ayrıntılar hakkında bilgi için tıklayınız. Chirurgia orale, odontoiatrica e maxillo-facciale La chirurgia orale e maxillo-facciale è una specialità dell'odontoiatria che quasi tutti i pazienti incontrano almeno una volta nella vita. Oltre ad essere una specialità in sé, la chirurgia maxillo-facciale viene offerta a voi, nostri stimati visitatori, con il miglior supporto tecnologico medico nella nostra clinica Central Dent Bahçeşehir._cc781905-5cde -3194-bb3b-136bad5cf58d_ • Denti inclusi • Denti semi impattati di 20 anni • Resezione apicale • Operazioni sulla cisti • Chirurgia preprotesica • Frenectomia • Biopsia Quando visiti la nostra clinica, puoi conoscere i dettagli del trattamento incontrando il nostro team di esperti. İşte En Yaygın Diş Beyazlatma Yöntemleri ; Profesyonel Diş Beyazlatma: Diş hekimleri tarafından klinik ortamda gerçekleştirilen bu prosedürde özel beyazlatma jelleri veya lazer teknolojisi kullanılabilir. Evde Diş Beyazlatma Ürünleri: Diş hekimleri tarafından reçete edilen veya satılan diş beyazlatma şeritleri, jelleri veya diş kaplamaları gibi ürünler, evde kullanıcılar tarafından uygulanabilir. Diş Beyazlatma Diş Macunları: Piyasada birçok diş macunu, diş minesine zarar vermeden diş rengini açmaya yardımcı olduğunu iddia eden içeriklere sahiptir. Ancak bu tür diş macunlarının etkisi genellikle sınırlıdır. Profesyonel Diş Kaplamaları (Veneers): Diş kaplamaları, dişlerin ön yüzeyine yerleştirilen ince porselen veya kompozit malzemelerdir. Bu kaplamalar, diş rengini değiştirmenin yanı sıra şekil ve boyutunu da düzeltebilir. Işınla Diş Beyazlatma ! Işınlı diş beyazlatma, genellikle diş hekimleri tarafından klinik ortamlarda uygulanan bir diş beyazlatma yöntemidir. Bu yöntem, özel bir ışık kaynağı kullanılarak veya lazer teknolojisiyle desteklenerek gerçekleştirilebilir. İşte bu prosedürün genel aşamaları: Muayene ve Temas: Diş hekiminiz öncelikle diş sağlığınızı kontrol eder ve diş beyazlatma prosedürünün sizin için uygun olup olmadığını değerlendirir. Diş minesinde çatlaklar, çürükler veya diğer sorunlar varsa, önce bu sorunların tedavi edilmesi gerekebilir. Diş Renk Belirleme: Diş hekimi, başlangıçtaki diş renginizi belirlemek için renk skalalarını kullanabilir. Bu, beyazlatma sonuçlarını daha iyi takip etmelerine yardımcı olacaktır. Diş Temizliği: Diş hekimi, dişleri temizleyerek diş üzerinde biriken plak ve tartarı giderir. Temiz bir yüzey, beyazlatma işleminin daha etkili olmasına yardımcı olabilir. Işınlı Beyazlatma Jeli Uygulaması: Diş hekimi, dişlerinize özel bir beyazlatma jeli uygular. Bu jel genellikle hidrojen peroksit içerir. Daha sonra, bu jel özel bir ışık kaynağı veya lazerle aktive edilir. Işık Aktivasyonu: Dişler üzerine uygulanan beyazlatma jeli, ışık kaynağı veya lazerle etkileşime girerek diş beyazlatma işlemini hızlandırabilir. Bu adım, beyazlatma sürecini hızlandırarak daha hızlı sonuçlar almanıza yardımcı olabilir. Beyazlatma Süreci ve Kontrol: Işınlı beyazlatma jeli, belirli bir süre boyunca dişler üzerinde bırakılır. Diş hekimi, diş rengini düzenli aralıklarla kontrol eder ve istenilen beyazlatma seviyesine ulaşıldığında işlem sonlandırılır. Işınlı diş beyazlatma prosedürü genellikle tek seansta tamamlanabilir, ancak kişinin başlangıçtaki diş rengine ve istenen sonuca bağlı olarak birden fazla seansta uygulanabilir. Evde Diş Beyazlatma Ürünleri ; Evde diş beyazlatma ürünleri genellikle eczaneler, süpermarketler veya çeşitli online platformlarda temin edilebilen ürünlerdir. Ancak, bu ürünleri kullanmadan önce diş sağlığınıza dikkat etmek ve doğru kullanım talimatlarına uymak önemlidir. İşte evde diş beyazlatma için yaygın olarak kullanılan bazı ürün türleri: Diş Beyazlatma Şeritleri: Bu şeritler, dişlere yapıştırılan ince ve esnek bantlardır. Genellikle üzerinde beyazlatma ajansları içeren bir jel bulunur. Kullanım süresi ve sıklığı ürüne bağlı olarak değişebilir. Diş Beyazlatma Jelleri: Bu jeller genellikle bir aplikatör veya diş kalıbı ile uygulanır. Hidrojen peroksit veya karbamid peroksit içerirler. Kullanıcılar, bu jelleri dişlerine sürer ve belirli bir süre boyunca bekler. Diş Beyazlatma Kalemleri veya Fırçaları: Bu ürünler genellikle jelleri içeren ince kalemler veya fırçalardır. Dişlere uygulanır ve bazı ürünler ışık veya lazerle aktive edilebilir. Aktive Diş Beyazlatma Sistemleri: Bu sistemler, genellikle bir jel veya diş beyazlatma maddesi içerir ve bir ışık kaynağı veya lazerle aktive edilir. Evde kullanım için tasarlanmış bu tür sistemler, profesyonel diş hekimleri tarafından kullanılanlara benzer bir etki elde etmeyi amaçlar. Diş Beyazlatma Diş Macunları: Bazı diş macunları, dişleri beyazlatmaya yardımcı olduğunu iddia eden özel içeriklere sahiptir. Ancak, diş macunlarının etkisi genellikle sınırlıdır ve uzun süreli kullanımla elde edilecek etkileri sınırlı olabilir. Evde Kullanım İçin Diş Kaplamaları (Tray): Diş kaplamaları genellikle dişlere özel olarak uyarlanabilir ve genellikle jel içerir. Diş hekimleri tarafından reçete edilebilen özel evde kullanım kaplamaları da bulunabilir. Beyazlatıcı Diş Macunları ; Diş beyazlatma diş macunları, genellikle özel içeriklere sahip olarak formüle edilmiş ve diş rengini açma amacıyla tasarlanmış diş macunlarıdır. Ancak, bu tür diş macunları genellikle yüzey lekelerini çıkarmaya ve diş minesini temizlemeye yönelik daha hafif bir etkiye sahiptir. Diş beyazlatma diş macunları, aşağıdaki gibi bazı özelliklere sahip olabilir: Mekanik Temizlik İçeriği: Diş beyazlatma diş macunları genellikle diş minesini lekelerden arındırmak ve plak oluşumunu engellemek için içerdikleri mekanik temizlik içerikleriyle dikkat çekerler. Bu içerikler arasında mikro tanecikler veya polisaj ajanları yer alabilir. Beyazlatıcı Ajanlar: Bazı diş beyazlatma diş macunları, diş minesini beyazlatmaya yardımcı olduğu iddia edilen beyazlatıcı ajanlar içerebilir. Bu ajanlar arasında genellikle peroksit benzeri maddeler yer alabilir. Florür İçeriği: Diş sağlığını desteklemek amacıyla çoğu diş macunu florür içerir. Florür, diş minesini güçlendirir ve çürük oluşumunu önlemeye yardımcı olur. Düzenli Kullanım İle Sonuçlar: Diş beyazlatma diş macunlarının düzenli kullanımıyla elde edilen sonuçlar genellikle diğer diş beyazlatma yöntemlerine kıyasla daha hafif olabilir. Ancak, yüzey lekelerini giderme ve diş minesini temizleme konusunda etkili olabilirler. Diş Hassasiyetine Duyarlılık: Bazı diş beyazlatma diş macunları, içerdikleri beyazlatıcı ajanlar nedeniyle diş hassasiyetine neden olabilir. Hassasiyet yaşanıyorsa, ürün kullanımı durdurulmalı ve bir diş hekimine danışılmalıdır. Diş beyazlatma diş macunları genellikle uzun süreli ve belirgin beyazlatma sonuçları sağlamazlar. Düzenli diş temizliği ve genel diş sağlığına destek olmak amacıyla kullanılabilirler. Ancak, daha etkili ve kalıcı sonuçlar için diş hekiminin önerdiği profesyonel beyazlatma yöntemlerini düşünmek daha uygun olabilir.
- LYONMED | Tam dişsizlere , dental implant paketi !
Lyonmed,tam dişsizler için dental implant paketini gururla sunar. Kemik-Damak yapınız,genel sağlık durumunuz göz önüne alınarak Türkiye,Almanya veya Amerikan implantları ile estetik ve mükemmel çiğneme deneyimine sahip olabilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız. Lyonmed Dental İmplant Paketi ; İmplant paketlerimiz genelde tüm çeneyi etkileyecek şekilde doğru çiğneme , doğru koparma ve olağanca iyi bir görünüm sağlamayı hedefler. Qr kodu ve sertifikalı implant ürünleri ile kliniğimizde kullanılan tüm dental implant ürünleri FDA onaylı Avrupa Standartlarında olan implant markalarıdır. Tam dişsizlik oldukça zordur. Ancak zamanla alışılabilir bir durum olduğu için uzun süre dişsiz kalan hastalarımız için tam çene implant uygulamaları tedavi sürecinin bitiminin ardından da alışma süreci olarak devam eder. İmplant paketlerimiz, yalnızca eksik dişlerin yerine yenilerinin konulmasını değil, tüm çenenin fonksiyonel ve estetik açıdan yeniden yapılandırılmasını hedefleyen kapsamlı tedavi yaklaşımları üzerine kuruludur. Bu yaklaşımın temelinde doğru çiğneme, doğru koparma ve yüz estetiği ile uyumlu, doğal görünüme en yakın sonuçların elde edilmesi yer alır. Çünkü tam çene diş eksikliği, yalnızca beslenme fonksiyonlarını değil; konuşma, yüz kaslarının dengesi, çene eklemi sağlığı ve bireyin psikososyal yaşamını da doğrudan etkileyen çok boyutlu bir problemdir. Bu nedenle uygulanan implant tedavileri, her hastanın anatomik yapısı, kemik yoğunluğu, kas fonksiyonu ve estetik beklentileri dikkate alınarak kişiye özel olarak planlanır. Kliniğimizde kullanılan tüm dental implant ürünleri, QR kod ile doğrulanabilen, sertifikalı ve izlenebilir implant sistemleridir. Bu sistemler sayesinde hastalarımıza uygulanan implantların menşei, üretim süreci ve kalite standartları şeffaf bir şekilde belgelenebilmektedir. Kullanılan implant markalarının tamamı FDA onaylı olup, Avrupa Birliği tıbbi cihaz direktiflerine uygun olarak üretilmiş ürünlerdir. Bu durum, yalnızca tedavi başarısını artırmakla kalmaz; aynı zamanda uzun dönem biyouyumluluk, kemik-implant entegrasyonu ve hasta güvenliği açısından da önemli bir avantaj sağlar. Günümüzde implant tedavisinde kullanılan materyallerin kalitesi, tedavinin başarısını doğrudan etkileyen en kritik faktörlerden biridir. Tam dişsizlik, hem hasta hem de hekim açısından yönetilmesi zor bir klinik tablodur. Uzun süre dişsiz kalan bireylerde çene kemiklerinde rezorpsiyon, yüz alt üçlüsünde kısalma, dudak ve yanak desteğinde azalma gibi yapısal değişiklikler ortaya çıkabilir. Bu durum, yalnızca estetik kaygılara değil, aynı zamanda fonksiyonel problemlere de yol açar. Çiğneme etkinliğinin azalması sindirim sistemi sorunlarına neden olabilirken, konuşma fonksiyonunda bozulmalar sosyal hayatta özgüven kaybına yol açabilmektedir. Bu nedenle tam çene implant uygulamaları, yalnızca mekanik bir diş tedavisi olarak değil, bütüncül bir rehabilitasyon süreci olarak ele alınmalıdır. İmplant destekli tam çene protezler, geleneksel total protezlere kıyasla çok daha yüksek stabilite ve konfor sunar. Özellikle sabit implant üstü restorasyonlar, hastanın kendi doğal dişlerine en yakın hissi yaşamasını sağlar. Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta, uzun süre dişsiz kalmış hastalarda tedavi tamamlandıktan sonra da bir alışma sürecinin gerekli olduğudur. Çiğneme kasları, dil pozisyonu ve çene hareketleri, yeni dişlere uyum sağlamak için belirli bir zamana ihtiyaç duyar. Bu adaptasyon süreci kişiden kişiye değişmekle birlikte, doğru planlama ve düzenli kontroller ile sorunsuz şekilde yönetilebilir. Tam çene implant tedavilerinde dijital planlama sistemlerinin kullanılması, tedavi başarısını önemli ölçüde artırmaktadır. Dijital ölçüler, üç boyutlu tomografi görüntüleri ve bilgisayar destekli simülasyonlar sayesinde implantların ideal açıda ve doğru pozisyonda yerleştirilmesi mümkün hale gelir. Bu da hem cerrahi sürecin daha öngörülebilir olmasını sağlar hem de protez aşamasında estetik ve fonksiyonel uyumu artırır. Özellikle gülüş hattı, diş dizilimi ve yüz simetrisi gibi estetik unsurlar, dijital planlama ile daha kontrollü şekilde değerlendirilebilir. Uzun süre dişsiz kalan hastalarda kemik kaybı sık görülen bir durumdur. Bu gibi vakalarda, implant uygulamasından önce veya implant ile eş zamanlı olarak ileri cerrahi prosedürlere ihtiyaç duyulabilir. Sinüs lifting, kemik grefti uygulamaları ve yumuşak doku düzenlemeleri, implantların uzun dönem başarısını destekleyen önemli işlemler arasında yer alır. Kliniğimizde bu tür ileri cerrahi uygulamalar, güncel bilimsel protokoller doğrultusunda ve hasta konforu ön planda tutularak gerçekleştirilmektedir. Amaç, yalnızca implantın yerleştirilmesi değil, implantın uzun yıllar boyunca sağlıklı bir şekilde fonksiyon görmesidir. İmplant üstü tam çene restorasyonlarında kullanılan protez materyalleri de tedavi sonucunu doğrudan etkiler. Zirkonyum, hibrit protezler ve yüksek dayanımlı seramik materyaller, hem estetik hem de fonksiyonel açıdan üstün özellikler sunar. Doğru materyal seçimi, hastanın çiğneme alışkanlıkları, estetik beklentileri ve çene yapısı dikkate alınarak yapılmalıdır. Bu sayede hem doğal diş görünümüne yakın sonuçlar elde edilir hem de protezin kırılma ve aşınma riski minimize edilir. Tedavi sürecinin başarısı, yalnızca cerrahi ve protetik aşamalarla sınırlı değildir. Hastanın ağız hijyenine gösterdiği özen, düzenli kontrol randevularına katılımı ve hekim önerilerine uyumu, implantların uzun ömürlü olmasında kritik rol oynar. İmplantlar çürük yapmaz ancak çevre dokuların sağlığı, implantın stabilitesini doğrudan etkiler. Bu nedenle hastalarımıza, implant sonrası bakım ve temizlik protokolleri detaylı şekilde anlatılmakta ve kişiye özel hijyen önerileri sunulmaktadır. Sonuç olarak, tam çene implant uygulamaları, multidisipliner bir yaklaşım ve ileri teknolojilerin kullanıldığı kapsamlı bir tedavi sürecidir. Doğru planlama, kaliteli implant sistemleri, deneyimli klinik ekip ve hasta iş birliği bir araya geldiğinde, tam dişsizlik yaşayan bireyler için hem fonksiyonel hem de estetik açıdan tatmin edici sonuçlar elde etmek mümkündür. Kliniğimizde uygulanan implant paketleri, hastaların yaşam kalitesini artırmayı, özgüvenlerini yeniden kazanmalarını sağlamayı ve uzun vadeli, güvenilir çözümler sunmayı amaçlamaktadır. Tam Çene Dental İmplant Paketlerimiz ALMAN PAKETİ 1 Ekonomik Avantaj %20 indirimli İmplant Markası : Dxl Menşei : Almanya Adet : 12 Zirkonyum Markası : Vıta Mark III Menşei : Almanya Adet : 24 Toplam Fiyat : 4.230 EURO + KDV KORE PAKETİ 2 Ekonomik Avantaj %10 indirimli İmplant Markası : Megagen Menşei : Kore Adet : 12 Zirkonyum Markası : Noritake-Katana Menşei : Japonya Adet : 24 Toplam Fiyat : 5.255 EURO + KDV ALMAN PREMIUM 1 İmplant Markası : Straumann Menşei : Almanya Adet : 12 Zirkonyum Markası : Multilayer Menşei : Almanya Adet : 24 Toplam Fiyat : 8.500 EURO + KDV BELÇİKA PAKETİ 1 İmplant Markası : Nobel Biocare Menşei : Belçika Adet : 12 Zirkonyum Markası : Glidewell Menşei : Amerika Adet : 24 Toplam Fiyat : 6.200 EURO + KDV
- LYONMED | Oral Hijyen Paketi Uygulaması I Sağlıkla Gülümseyin
Lyonmed oral hijyen paketi ile ağız kokusu , kötü görünüm ve dişlerdeki çürüme riskini minimuma indirin. Bakımlı ve sağlıklı dişlerinizle güvenle gülümseyin. Üstelik ekonomik fiyat garantisi ile. Oral Hijyen Paketi sağlıklı bir gülümseme ; Oral hijyen paketi kliniğimizde ekonomik şartlarda sunulan ve toplum sağlığının desteklenmesini amaçlayan bir uygulamadır. Lyonmed klinikleri ile iletişime geçen bir çok hasta aslında ilk sorularında diş taşının neden oluştuğunu sorar. Diş taşı (tartar), dişlerin yüzeyinde biriken plakların sertleşmesi sonucunda oluşur. Plaklar, ağızdaki bakterilerin şeker ve nişasta ile etkileşime girmesiyle oluşan yapışkan bir film tabakasıdır. Diş taşı oluşumunun başlıca nedenleri şunlardır: Yetersiz Ağız Hijyeni: Dişlerin düzenli olarak fırçalanmaması ve diş ipi kullanılmaması, plakların birikmesine ve sertleşmesine neden olur. Düzensiz Diş Hekimi Kontrolleri: Düzenli diş hekimi kontrollerine gitmemek, oluşan plak ve diş taşlarının temizlenmesini engeller. Beslenme Alışkanlıkları: Şekerli ve nişastalı yiyeceklerin sık tüketilmesi, plak oluşumunu artırır. Sigara ve Tütün Ürünleri: Sigara ve diğer tütün ürünleri, plak oluşumunu hızlandırır ve diş taşı oluşumunu artırır. Tükürük Kompozisyonu: Her bireyin tükürük yapısı farklıdır ve bazı kişilerde tükürük, plakların daha hızlı sertleşmesine neden olabilir. Yetersiz ağız hijyeni, ağız ve diş sağlığını korumak için gerekli olan günlük bakım rutinlerinin yeterince ve doğru bir şekilde uygulanmaması anlamına gelir. Yetersiz ağız hijyeninin bazı yaygın göstergeleri ve sonuçları şunlardır: Düzenli diş fırçalama yapılmaması , yanlış diş fırçalama yapılması , doktor kontrollerinin aksatılması , diş ipi kullanılmaması , dengeli beslenmeme , yanlış diş macunu - fırçası kullanıyor olmak , sigara ve tütün mamullerinin sıklıkla kullanılması , beslenme alışkanlıkları gibi durumlardan dolayı ağız hijyeni bozulur. Böyle durumlarda dişlerin etrafında lekelenmeler ve diş taşları oluşur. Doktorlar basit işlemlerle dişlerinize hiç bir zarar vermeden diş taşları ve lekeleri temizleyebilirler. Lyonmed oral hijyen paketi kapsamında basitçe ve ekonomik olarak sunulan bu hizmet için randevu alabilirsiniz. Oral Hijyen Paketinde Neler Var? tüm bu işlemler tek pakette tek fiyata ; Oral hijyen paketinde amaç diş beyazlatmak değildir. Bu paket programın amacı dişlerin sağlıklı olması ve lekelerden arındırılmasıdır. Sırasıyla ; -Muayene -Ultrasonik Diş taşı temizliği -Dişlerin iç kısmındaki lekelerin temizlenmesi -Dişlerin ön kısımlarındaki lekelerin temizlenmesi İşlemleri sağlanır. Peki bu işlemleri nasıl yapıyoruz onu da açıklayalım ; Muayene : Doktor başlangıçta diş ve diş etinizin işleme müsait olup-olmadığını tespit edecek aynı zamanda dişlerinizdeki olası çürükler , diş etlerinizdeki olası rahatsızlıklar hakkında sağlık raporu oluşturacaktır. Bu noktada eğer isterseniz tedavi programı da oluşturulabilir. Diş Taşı Temizliği : Diş taşı temizliği genellikle ultrasonik cihazlarla başlar. Bu cihazlar, yüksek frekanslı titreşimler kullanarak diş taşlarını gevşetir ve parçalar. Aynı anda su püskürtülerek temizlenen bölgeler soğutulur ve temizlenir. Dişlerde bu işlem sırasında ciddi bir ağrı olmasa da ufak sızlamalar-hassasiyetler oluşabilir. Leke Temizliği : Doktor diğer işlemleri tamamladıktan sonra fırça ve ilaç yardımı ile profesyonel olarak dişlerinizin iç ve ön yüzeylerindeki lekeleri temizler. İhtiyaç duyulması ve diş yapınızın müsait olması durumunda diş aralarındaki lekeler de temizlenerek ortadan kaldırılır. Sıkça Sorulan Sorular ; RE / SSS ; 1. Diş taşı temizliği acıtır mı? Diş taşı temizliği genellikle ağrısızdır. Ancak, diş etleriniz hassas ise hafif rahatsızlık hissedebilirsiniz. Diş hekiminiz rahatsızlık hissederseniz size yardımcı olacaktır. 2. Diş taşı temizliği ne kadar sürer? Diş taşı temizliği genellikle 30-60 dakika sürer. Bu süre, Diş taşı miktarına ve ağız hijyeninizin durumuna bağlı olarak değişebilir. 3. Diş taşı temizliği sonrası dişlerimde hassasiyet olacak mı? Temizlik sonrası geçici bir hassasiyet hissedebilirsiniz. Bu hassasiyet genellikle birkaç gün içinde geçer. Diş hekiminiz hassasiyetinizi azaltacak önerilerde bulunabilir. 4. Diş taşı temizliği diş minesine zarar verir mi? Hayır, diş taşı temizliği diş minesine zarar vermez. Diş taşları ve plaklar dişlerden güvenli bir şekilde temizlenir. 5. Diş taşı temizliğini ne sıklıkla yaptırmalıyım? Genellikle her 6 ayda bir diş taşı temizliği önerilir. Ancak, bazı kişiler için daha sık temizlik gerekebilir. Diş hekiminiz sizin için en uygun sıklığı belirleyecektir. 6. Diş taşı temizliği sonrasında nelere dikkat etmeliyim? Temizlik sonrası dişlerinizi düzenli olarak fırçalamalı, diş ipi kullanmalı ve ağız gargarası ile ağız hijyenini sağlamalısınız. Ayrıca, aşırı sıcak veya soğuk yiyecek ve içeceklerden kaçınmak hassasiyeti azaltabilir. 7. Diş taşı oluşumunu nasıl önleyebilirim? Düzenli diş fırçalama (günde en az iki kez), diş ipi kullanımı ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları diş taşı oluşumunu önlemeye yardımcı olur. Ayrıca, sigara ve tütün ürünlerinden kaçınmak da önemlidir. 8. Diş taşı temizliği dişlerimi beyazlatır mı? Diş taşı temizliği, diş yüzeyindeki lekeleri ve plakları temizleyerek dişlerin daha temiz ve parlak görünmesini sağlar. Ancak, profesyonel diş beyazlatma işlemi kadar beyazlatıcı bir etkisi olmayabilir. 9. Diş taşı temizliği pahalı mı? Diş taşı temizliği, diş kliniğine ve coğrafi konuma göre değişen bir maliyete sahiptir. Genellikle diş sağlığı sigortası kapsamına girer ve makul bir fiyat aralığında sunulur. 10. Diş taşı temizliği çocuklara yapılabilir mi? Evet, diş taşı temizliği çocuklara da yapılabilir. Çocuklarda diş taşı birikimi olduğunda, diş hekimi uygun ve nazik bir şekilde temizlik yapacaktır. Diğer Kullanıcılar Bunlar İle De İlgileniyorlar ;
- Dişlere Zararlı İçecekler | Central Dent Bahçeşehir
Dişler için zararlı içecekleri listeledik | Bahçeşehir Kliniğimizi ziyaret ederek çürük dişlerden saatler içinde kurtulun | Bahçeşehir Diş Kliniği Dişlerimize Zarar Verebilecek 10 Yiyecek ve İçecek ; 1. Listelerin Değişmezi Yapışkanlı gıdalar (lokum, jelibon vs..) Jelibon , lokum vs bu gıdalar şeker içerdikleri için,diş yüzeyinde daha çok bakteri tutulmasına neden olur. Ayrıca yapışkan oldukları için diş yüzeyine yapışıp orada daha çok gıda tutulmasına ve yine bakteri oluşmasına neden olur. Bu nedenler de diş çürük riskini artırır. Açıkçası görünüşleri çekici olsa da Yapışkanlı gıdalar, dişlerimiz için zararlı olabilecek yiyeceklerin başında gelirler. Tüketim sonrası hastalara mutlaka dişlerini iyice fırçalamasını ve çalkalamasını öneririz. Sıklıkla tüketilmesi halinde çürüklere davetiye vermiş olursunuz. 2. Tahmin Edececeğiniz Üzere ; Asitli yiyecek-içecekler ( turunçgiller, limon, kola, soda vs..) Bu gıdalar fazla tüketildiğinde,ast içeriğinden dolayı, diş minesinde aşınmalara neden olur. Dişlerin daha hassas olmasına ve çürüklere karşı daha savunmasız olmasına neden olur. Özellikle kola çokça tüketilmekte olan bir ürün. Yemek kültürümüzde de maalesef kemikleşmiş durumda ama dişler için oldukça zararlı. Central Dent Bahçeşehir Diş Kliniğimizi ziyaret eden hastalarımıza genelde bu tür içecekleri azaltmaları konusunda ikazlar yapmaktayız. 3. Abur cubur tarzı atıştırmalıklar ( kraker, çikolata, cips vs…) Ara öğünlerin sık olması, abur cubur fazla tüketilmesi diş yüzeylerinde bu gıdaların yapışmasına neden olur, bu da yine dişlerin çürüme ihtimalini artırır. 4. Ve Maalesef Çay, kahve , renkli oraletler ; Diş renginin sararmasına neden olur. Fazla kahve tüketimi diş yüzeylerinde pürüzlülüğe neden olur. Bu da dişlerin temizliğinin zorlaşmasına ve diş çürük ihtimalinin artmasına neden olur. 5.Alkol & Sigara Şeker ve asit içeriğinden dolayı diş çürük ihtimallerini artırmaktadır. Özellikle şarap asit içeriği en yüksek olan alkoldür.Sigara, vücudumuz için olduğu kadar dişlerimiz için zararlı ve diş etlerimiz için de bir o kadar zararlıdır. Dişlerin sararmasına, dişetlerinin zarar görmesine neden olur. Ayrıca sigara ağız, dudak, dil kanseri riskini artırır. 6.Karbonhidrat içerikli yiyecekler Tükürük içerisindeki amilaz enzimi, karbınhidratları parçalayarak şekere dönüştürür. Bu da dişlerin çürük ihtimalini artırır. 7.Belki de En Masumu ''Sakız'' Şekerli sakızlar , dişlerin çürümesine neden olmaktadır . 8.Hazır meyve suları İçeriğinde şeker oranının fazla olması nedeniyle diş çürük ihtimalini artırır. Doğal Meyve sularında şeker katkısı bulunmadığı için el yapımı meyve suları daha sağlıklıdır. 9.Nasıl Olur Ama Doğal Demeyin ; Kuru meyveler Hem yapışkanlıkları nedeniyle hem de işlenmiş şeker içeriğinden dolayı , diş minesine zarar vererek diş çürük ihtimalini artırmaktadır. Dişlerinizde çürük, sararma, diş yüzeyinde aşınma ya da lekelenme gibi sorunlar yaşıyorsanız, hemen randevu alın ve ücretsiz ilk muayenemize gelin. Eğer başka sorularınız varsa, bize ulaşmaktan ve sormaktan çekinmeyin. Sağlıklı günler!
- Gülüş Tasarımı Sürecinde Yaşanabilecekler | Centraldent
Bu makalede olaya tüm olumsuzlukları ele alarak başladık. Kendinizi korkutmanızı değil , yaşayabileceğiniz negatif etkiler hakkında bilgi vermek istiyoruz. GÜLÜŞ TASARIMI SÜRECİNE HOŞ GELDİNİZ Gülüş tasarımı son yıllarda bir çok insanın ilgisini cezbetmektedir. Aslını sorarsanız normal şartlar altında gülüş tasarımları çürümeye başlayan , çarpık görünüme sahip olan , kalıcı olarak sararmış , büyük oranda çürümüş ağızlarda sıkça tercih edilen diş kaplamaları kullanılarak yapılmaktadır. Aynı zamanda diş eti çekilmesi yaşamış hastalarda ve oral hijyenin kalıcı olarak sağlanmasını isteyen hastalarımız için hemen hemen her gün uyguladığımız bir uygulamadır. Kaplama ile gülüş tasarımını birbirinden ayıran bir çok farklı unsur vardır. ESTETİK TASARIM ve DİŞ KAPLAMA ARASINDAKİ FARK NEDİR ? Diş kaplamalar genelde metal alt yapı üzerine porselen kaplamalar yapılarak kullanılır. Diş yapıları standart şablonlar üzerinden hazırlandığı için özel tasarlanan diş tasarımlarına göre oldukça hızlı şekilde yapılabilir. Özel tasarım dişlerde sıklıkla kapanış problemleri görülürken daha fazla sayıda prova yapmak gerekebilir. Tabiki özel tasarlanan bir diş gerek rengi , gerek dokusu , gerek ağırlığı , gerek doku ve kişinin yüzü ile çok çok daha uyumlu olacaktır. Ancak estetik bir çalışmada unutulmaması gereken çok önemli bir unsur var ''Tasarımcının Bakış Açısı'' TASARIMCININ BAKIŞ AÇISI HERŞEYİ DEĞİŞTİRİR. Değerli ziyaretçimiz , gülüş tasarımı yapmak aslında dolu bir tuale resim çizmek gibidir. Nasıl ki her ressamın tablosunu beğenmiyorsanız her kliniğin tasarladığı diş şablonunu da beğenmeyebilirsiniz. Bu oldukça doğal bir sonuçtur. Bu sebepten dolayı tasarım öncesi yapılan planlamada görüşmeye gelmeden önce diş yapısını beğendiğiniz bir ünlünün , arkadaşınızın vs görsellerini de hazırlayarak gelirseniz bu göstereceğiniz diş şekillerinden esinlenebiliriz. Böylece istediğinize , hayal ettiğinize daha yakın tasarımlar çıkarabiliriz. Tercihi tamamen hekime ve tasarım ekibimize bırakmanız da bir seçenek tabi. Böyle durumlarda hekim hayal ettiği ve projelendirdiği genel tasarım hakkında size bir anlatım yapacaktır. Renk tercihi , dişlerin yapısal tercihleri , çene yapınız , yüz yapınız , kendi dişlerinizin sağlıklı olup-olmaması , eksik diş adediniz , çene kemiklerinizin yapısı tasarım sırasında genel olarak düşünülen faktörlerdir. GÜLÜŞ TASARIMLARINDA NELERİ ÖNEMSİYORUZ ? Öncelikli olarak bir hekimin görevi ''Sağlıklı ve anatomik yapıya uygun'' tedavi sunmaktır. Gülüş tasarımı yaparken de hayallerinizi her ne kadar önemsiyor olsakta her şeyin sizinle sınırlı olduğunu bilmeniz gerekiyor. Örneğin yuvarlak yüz yapısına sahip bir hastada geniş ve yuvarlak kenarlı diş tasarlamak kişinin olduğundan daha kilolu ve geniş ağızlı olmasına sebep olabilir. Dolayısıyla genel bakış açımız sağlıklı diş yapısını koruyup aynı zamanda sağlıklı ve anatomik yapınıza uygun dişler tasarlamaya gayret ediyoruz. Gülüş tasarımı tabiki görsellik açısından büyük fark oluşturur. Doğal görünümlü , güçlü , çiğneme sorunu yaşatmayacak ve doğru konumlanmış dişlerinizin olması bizim için çok önemli. Tasarımın sınırları ürünün markası , kalitesi , genel kişisel yapınız gibi unsurlar göz önüne alınarak çizilir. Dolayısıyla yapacağımız her tasarım sizin için detaylı incelemeler , analizler ve tecrubemize dayalı olacaktır. PEKİ SÜREÇ NASIL İŞLER ? En basit şekliyle ve maddeleyerek yazalım. 1-) Ön analiz ( Bu süreçte muayene yapılır , ihtiyaç görülürse panaromik röntgen veya tomografi alınır. 2-) Muayene ( Gözle direkt muayene edilerek çürük ve sorunlu dişler tespit edilir. ) 3-) Planlama ( Bütçe , ürünler ve ürün özellikleri fiyatlandırma hakkında bilgi verilir. ) 4-) Gerekliyse ilaç tedavisi için bir planlama oluşturulur. Burada amaç enfeksyon kaynağı veya enfeksyon oluşumu varsa ortadan kaldırmaktır. 5-) Fotoğraflama ( Randevu tarihiniz genelde 1-3 gün sonrasına verilir , bu süreçte sizden alınacak resimler üzerinde diş hekiminiz ve teknisyenlerimiz işbirliği halinde çalışır ve genel bir projelendirme çıkarır. İhtiyaç olunursa bu süreçte sizinle de iletişime geçebiliriz. ) 6-) Kesim İşlemi ( Dişlerinizin tasarıma uygun biçimde ve yeterlilikte doğru şekilde küçültülme süreci tamamlanır.) - Detayları anlatacağız. 7-) Ölçü Alımı ( Dişlerinizi kestikten sonra detaylı ölçü alma işlemi yapılır kısa ve acısız bir işlemdir hiç merak etmeyin. ) 8-) Provalar ( Genelde kesim işleminden 3-4 gün sonra ilk prova yapılır ) 9-) Geçici Yükleme ( Hazırlanmış ve size özel tasarlanmış dişlerinizin takımı sağlanır , bu noktada dişler kalıcı dişler ancak yapıştırıcı geçici yapıştırıcıdır ) ( Bu bölümdeki maddeleri detaylandıracağız , okumaya devam etmeniz yeterli ) SÜREÇ BOYUNCA BİRLİKTEYİZ ; Gülüş tasarımı işlemi cerrahi bir işlemdir. Özellikle diş kesimleri sırasında hekime yardımcı olmanız çok büyük önem kazanmaktadır. Hekimin talimatları ve yönlendirmelerine uymaya , uyumlu davranmaya gayret göstermeye mutlaka kendinizi psikolojik olarak hazırlayın. Hekimlerimiz her ne kadar sizlere her zaman pozitif yönelim içinde olsa da işlem sırasında oldukça odaklanmış ve stres altında çalışmaktadır. Her ne kadar hastalarımız pozitif bir ruh haliyle işleme başlasa da kesim işlemleri 1-4 saat arası sürebilir. Ziraa anestezi işlemi sağladıktan sonra işleme başlamadan önce bile en az 15 dakika bekleme süresi vardır. Dolayısıyla işleme başlamadan önce tok karınla gelmeye ve zamanınızı tamamen bu işe ayırmanızı rica ediyoruz. Kararlı olmanız ve konuya vakıf olmanız çok mühimdir. Hekimlerimiz ilk görüşme sırası tedavi ve tedavi süreçleri hakkında samimiyetle sizlere bilgi vermektedir. Ancak verilen bilgiler genel gözlem ve deneyimlenmiş tedavilere dayalı bilgilerdir. Örneğin hastalarımız sıklıkla bende tedavi sonrası ağrı olur mu ? Sorusunu yönlendirmektedir. Buna hekim ne cevap verse açıkçası doğru olmayabilir. Bazı hastalarda kesim sonrası en ufak bir ağrı olmazken bazı hastalarda ise şiddetli ağrı görülebilir. Eğer bir ağrı yaşarsanız alacağınız ağrı kesiciler kısa sürede ağrıyı dindirmeye destek olacaktır. Tedavi sırasında yoğun lokal anestezi uygulandığı için herhangi bir ağrı hissetmeyeceksiniz. Ancak diş hekimliğinde kullanılan aletler genelde dönerek sürtünme ve törpüleme üzerine tasarlanmıştır. Bu işlem olurken sürtünme kuvvetinden dolayı ortaya çıkan ısı dişinizin pulpa yapısına geçici olarak hassasiyet oluşturabilir. Hiç endişe etmenize gerek yok ağrı çok uzun sürmeyecek. Gerek kesim işlemi sırasında , sonrasında veya provalarda hekiminize negatif tutum takınmamanız , aceleci davranmamanız hem kesim işleminin hem de sonuç olarak yapılacak dişlerin dilediğiniz gibi mükemmel olmasına olumsuz etki edebilir. İyi düşünün , iyi olsun. PROVALAR NEDEN ÖNEMLİDİR ? 1.PROVA Kesim sonrası muhtemelen ertesi gün veya 5-8 saat sonrasında geçici dişleriniz takılıyor. Ve yine genelde 2-3 gün sonrasında iskelet provalar gelecektir. Bu ilk provanızda dişleriniz ve diş etlerinizin temas ettiği nokta , altta kalacak kendi dişinizi kaplamanın tam olarak sarıyor olması ve gerçek dişlerinizin izolasyonunu tam koruyup -korumadığı tespit edilmektedir. 2.PROVA Eğer iskelet provalarında herşey yolundaysa dişlerin porselen veya zirkonyum kaplamalarının yapılması için iskelet provalar teknisyen ofisine geri gönderilir. Teknisyen tasarımlara uygun şekilde kaplamaları gerçekleştirir. Genelde kesimden 4-5 gün sonra kalıcı dişleriniz kliniğe gelir. Aynı gün geldiğinizde bu dişler ağzınıza takılarak tekrar prova edilir. Eğer herşey yolunda ise dişlerinizin geçici yapıştırıcı ile takılma işlemi yapılır. Ancak dişlerin tasarım hatalarının olması , sizin veya hekimin beğenisini kazanmaması , renk uyumsuzluğu , ağızda doğru kapanış sağlanamaması vs bir çok faktörün gerçekleşmesi halinde dişler tekrardan teknisyen ofisine gönderilebilir. Yapılacak işlemin türüne göre bekleme süresi 1-2 gün olabilir. Hatta bazen sil baştan yeni bir diş kaplaması yapılması karar alınabilir. Bu noktada toplamda 6-8 gün beklemiş olduğunuzu biliyoruz ve sabırsızlandığınızı da biliyoruz. Ama unutmayın , bu dişlerle 10-20 yıl hayatınıza devam edeceksiniz Dolayısıyla mükemmel olmaları bizim için çok önemli. Biraz daha geçici dişler ile bekleyeceksiniz ama yıllarca konforla dişlerinizi kullanabileceksiniz. Birazcık sabırlı olmanızı rica ediyoruz. 3.PROVA Eğer 1 ve 2.provalarda aksaklıklar yaşandıysa , hekim kesimlerde ufak değişiklikler yapabilir , dişlerinize tekrar müdahalede bulunabilir mükemmel bir dişe sahip olmanız için tekrar anestezi uygulayarak bir kaç veya dişlerin tamamına rütuş yapabilir. Bu noktada yapılan düzenlemelerden sonra dişleriniz tam olarak uyum gösterecektir. Sözün özü hekim gerekli görürse 3-4 prova yapılabilir. BU SÜREÇTE NELER YAŞAYABİLİRSİNİZ ? Bu süreç aslında genelde çok az acılı bir süreçtir. Ama geçici dişler ve geçici yapıştırıcılar dişlerden çok rahat çıkabilir. Dolayısıyla yeme içme alışkanlıklarınız biraz dengesizleşebilir. Yeterli besin alamadığınız için kısa süreli kilo kaybı yaşayabilirsiniz. Sigara ve alkol tüketmemeniz gerekir. Dişlerinizi fırçalamanız veya gargara yapmanız gerekir. Uzun lafın kısası psikolojik olarak biraz zorlanabilirsiniz. Dolayısıyla tedaviye başlamadan önce kendinizi psikolojik açıdan hazırlamanız çok önemlidir. Sakin ve soğukkanlı olmanız hem işlemin hızlı bitmesini hem de en iyi gülüş tasarımına sahip olmanızı sağlayacak. TEDAVİ SÜRESİ NE KADARDIR , EN KÖTÜ NE OLABİLİR ? Gülüş tasarımı süreci ilk kesim işlemi başladığı an itibarı ile ön görülerek hesaplanmaktadır. Herhangi bir komplikasyon olmaması , hastada önceden ön görülemeyen bir sorun yaşanmaması durumunda tedavi tamamlama ve kalıcı diş takma süreleri 4-7 gün arasıdır. Ancak bazı hallerde tedaviler ön görülemeyecek şekilde uzayabilir başlıcaları ; 1- Şiddetli ağrı hissiyatı : Bazı hastalarda her ne kadar röntgen öncesi genel kontrol ve ön muayene yapılsa da tedavi sırasında veya sonrasında şiddetli ağrı hissi oluşabilir. Bu ağrılar sebebi ile kanal tedavileri veya ilaç tedavisine ihtiyaç duyulabilir. Bu vücudunuzun iyileşme sürecine göre süreci olumsuz etkileyebilir. Her ne kadar sıklıkla karşılaşmayacak olsakta tedavi süresinin 5-15 gün arası uzaması için sebep oluşturabilir. 2- Dinmeyen Kanama : Her hastada doku iyileşme süreci değişkenlik göstermektedir. Kesim işlemi gerçekleştirdiğimiz bazı hastalarda hiç bir kanama olmazken bazı hastalarda yoğun kanama görülür. Bu durumda ölçü almak oldukça zordur. Kanama etkisiyle kesilen dişin detayları ölçüye tam olarak yansımamakta bu sebepten dolayı yapılacak kaplamalar doğru pozisyon alamamaktadır. Böyle durumlarda doku iyileşmesini beklemek durumundayız. Tedavi süresini 5-15 gün arası uzatabilir. 3- Hasta Kaynaklı Sorunlar : Bu oldukça ciddi ve psikolojik olarak hazır olmanız gereken bir süreç. Tedavi sırasında-sonrasındaki bir kaç gün yemek ve diğer tüketim alışkanlıklarınızda farklılık olacaktır. Her ne kadar geçici dişler ile bir çok hasta normal hayatına devam edebiliyor olsa da bazı hastalarda süreç oldukça zordur. Psikolojik etkenlerden dolayı olumsuz etkilenebilir. Böyle durumlarda hekimlerimiz tedavi sürecinin sağlıklı işleyebilmesi adına hastaya her ne kadar gerekli telkin ve açıklamaları yapıyor olsa da kısa süreli ara verme kararı alabilir. Hastanın tedaviye uyumlu davranması , hekimin gerekli gördüğü müdahale ve provaları yapabilmesine olanak sağlayabilmesi durumunda tedaviye devam edilir. 4- Ölçü ve Tasarım Süreçleri : Değerli ziyaretçilerimiz, gülüş tasarımı adı üstünde ''Tasarımı'' kapsayan bir süreçtir. Birşeyleri tasarlamak hali hazırda var olan bir şey üzerine kurulduğu için tam - eksiksiz ve kusursuz olmalıdır. Dolayısıyla ölçü alımı sırasında özellikle anestezi etkisiyle bazen hastalarımız hatalı ısırmalar ve bilgiler verebilmekte. Alınan bir ölçünün yanlış veya hatalı olması durumunda tasarlanan dişler de aynı şekilde hatalı-kusurlu olacaktır. Hatalı veya kusuru bir kaplama provalar sırasında uygulama ile anlaşılabilir. Bazı minimum hatalar anında düzenlenebilirken bazı hatalar kaplamanın tamamen sil baştan yapılmasına sebep olabilir. Bazı düzeltmeler 1 veya 2 gün sürerken sil baştan yeni bir kaplama yapmak için tekrar ölçü alınabilir. Yeni metriklere göre tekrar kapanış mumları kullanılabilir ve 4-9 gün arası tedaviniz uzayabilir. 5- Hekim-Hasta İlişkisi : Ağızınız oldukça ufak bir çalışma alanıdır. Dolayısıyla yapılabilecek tasarımların belirli bir limiti ve yüz anatominize uygunluğu göz önüne alınabilir. Hekiminize isteklerinizi detaylıca anlatmanız büyük önem taşımaktadır. Mesela tedaviye başlamadan önce beğendiğiniz dişlerin fotoğraflarını hekime iletmeniz , size uygulanıp-uygulanamayacağını sorarak bilgi almak sizin için iyi bir seçenek olacaktır. İstediğiniz her değişiklik-rütuş veya yapısal farklılık göstereb ilecek faktör tedavi süresini 1-2 gün daha uzatabilecektir. 6- Mucize Beklemek : Bu da esprili bir başlık oldu ama maalesef sıklıkla mücadele ettiğimiz bir konu. ''Acil bir iş görüşmem var'' , ''Bir seyahat planım var'' , ''Ama benim tedavim hızlı biter değil mi?'' gibi sorular maalesef süreci hızlandıramayacağımız sorulardır. Çünkü günümüz teknolojisinde bir çok ürün makina eli ile hazırlandığı gibi kaplamalarınız da ağırlıklı olarak makinalar ile hazırlanıyor ve bu araçların hızları sabittir. İlaveten fırınlama süreci isteğinize göre değişiklik gösteremez. Her markanın kendi fırınlama süreci ve yapım süreci vardır. Örneğin 40 saat fırınlanması gereken bir kaplamayı 10 saat fırınlatırsak bu durumda ürün sağlamlık özelliğini barındırmaz. 10 Yıl rahatça kullanacağınız kaplamalar 1 yıl sonra kırılmaya-çatlamaya başlayacaktır. Unutmayın hekim sadece bu günü kurtarmayı düşünmez , hekim hastanın olabildiğince sağlıklı olmasını ve tedavinin doğru yapmasını sağlamak ile yükümlüdür. İşte değerli hastalarımız sizlere oluşabilecek tüm kötü durumları anlattık. Bunlar harici bir sorun yaşamanız durumunda da sizin için en iyi en doğru tedaviyi sunmaya tüm ekibimizin gayret göstereceğine emin olabilirsiniz. Bazıları için çok basit geçen bir süreç sizin için çok zor geçebilir. Ancak canınızı sıkmayın saygı ve meslek etiği çerçevesinde sizlere vakit ayıracak bu süreçte her türlü bilgilendirmeyi sağlamaya özen göstereceğiz. Ancak işimize saygımızdan dolayı işimizi dolayısıyla tedavinizi en iyi şekilde gerçekleştirmek bizim hakkımız. Bitmeyen tedavi yoktur. Bir kaç gün içinde sağlıklı dişlerinizle dilediğiniz yemeyi yiyebilecek , dilediğiniz içeceği tüketebileceksiniz. Ağrılarınız ise bir kaç gün içinde tamamen geçecek. Dolayısıyla hekiminiz ve sağlık personelimizle güzel geçinmeye , süreci hem kendiniz hem ekibimiz için mükemmel bir uyum içerisinde tamamlamaya özen göstermeniz hepimiz için en güzel sonuç olacak. Sağlıklı gülüşler diliyoruz.
- LYONMED | Gülüş Tasarımı Kataloğu
Lyonmed yeniliklere , bilgiyi paylaşmaya ve ön görüye değer verir. Gülüş Tasarımı Kataloğu ile estetik çalışmaları daha iyi anlayabilir fikir sahibi olabilirsiniz.
- LYONMED | Kompozit Diş Dolgusu I Hybrid Dolgu
Lyonmed , erken tanı ve tedavi programları ile dişlerinize ve bütçenize en iyi korumayı sağlamayı hedefler. Yüzeysel diş çürüklerinde kompozit diş dolgusu ile anında çözüm. Ayrıca Hybrid Composite Filler Teknolojisi ile tanışın. Kompozit Diş Dolgusu Uygulaması; En güvenilir dental restorasyon uygulaması. Lyonmed kompozit diş dolgusu uygulamaları sunar. Diş sağlığı, genel sağlığımızın önemli bir parçasıdır. Çürükler, kırıklar veya estetik kaygılar nedeniyle diş dolguları, diş hekimliğinde sıkça başvurulan tedavi yöntemlerindendir. Bu tedavi yöntemlerinden biri de kompozit diş dolgularıdır. Peki, kompozit diş dolgusu nedir ve hangi durumlarda tercih edilir? Kompozit diş dolgusu, dişin doğal yapısını ve görünümünü korumak amacıyla kullanılan bir dolgu malzemesidir. Estetik açıdan diğer dolgu türlerine göre daha avantajlı olan kompozit dolgular, genellikle ön dişlerde ve görünür alanlarda tercih edilir. Bu dolgular, çeşitli plastik ve cam karışımlarından oluşur ve diş renginde olduğu için doğal dişin görünümünü mükemmel bir şekilde taklit eder. Kompozit diş dolguları, birçok farklı durumda kullanılabilir: Çürük Tedavisi: Diş çürüklerinin temizlenmesi sonrasında boşluğu doldurmak için. Kırık veya Çatlak Dişler: Kırılmış veya çatlamış dişlerin onarımı için. Diş Arası Boşlukları: Dişler arasındaki boşlukları kapatmak için. Estetik Amaçlı: Diş renginde bozulmaların giderilmesi veya dişlerin şeklinde düzeltmeler yapılması amacıyla. Kompozit Diş Dolgusunun Avantajları Lyonmed , kompozit dolgu. Çok sayıda diş kaybı yaşayan kişiler. Sabit protezler için yeterli kemik yapısına sahip olmayan bireyler. Protez bakımı ve temizliği ile başa çıkabilen hastalar. Estetik kaygıları olan ve doğal görünümlü bir diş dizisi isteyenler. Hareketli protez kullanımı, kişinin ağız yapısına ve genel sağlık durumuna göre diş hekimi tarafından belirlenmelidir. Kompozit Diş Dolgusunun Dezavantajları Her ne kadar birçok avantajı olsa da, kompozit diş dolgularının bazı dezavantajları da bulunmaktadır: Aşınma: Metal dolgulara göre daha çabuk aşınabilir. Renk Değişimi: Zamanla çay, kahve, sigara gibi etkenlerle renk değiştirebilir. Daha Uzun Süre: Uygulama süresi diğer dolgu türlerine göre biraz daha uzun olabilir. Kompozit Diş Dolgusu Yapımı Muayene ve Hazırlık Diş hekimi, öncelikle dişin durumunu değerlendirir. Dişte çürük, kırık veya başka bir problem olup olmadığına bakılır. Eğer dolgu yapılmasına karar verilirse, işlem için diş temizlenir ve hazırlanır. Anestezi İşlemin rahat ve ağrısız geçmesi için lokal anestezi uygulanır. Bu, diş ve çevresindeki bölgenin uyuşturulmasını sağlar. Çürük veya Hasarlı Alanın Temizlenmesi Dişteki çürük veya hasarlı doku, özel aletler kullanılarak dikkatlice temizlenir. Bu adım, sağlıklı diş dokusunun korunması açısından önemlidir. Asitleme Temizlenen diş yüzeyi, asitle hafifçe pürüzlendirilir. Bu işlem, kompozit reçinenin dişe daha iyi yapışmasını sağlar. Bağlayıcı Uygulama Asitleme işleminden sonra, dişe özel bir bağlayıcı (bonding) uygulanır. Bu bağlayıcı, kompozit dolgunun dişe güçlü bir şekilde yapışmasını sağlar. Kompozit Reçinenin Uygulanması Kompozit reçine, katmanlar halinde dişe uygulanır. Her katman, özel bir ışık cihazı kullanılarak sertleştirilir. Bu adım, dolgunun dayanıklılığını ve uzun ömürlülüğünü artırır. Şekillendirme ve Düzeltme Tüm katmanlar uygulandıktan ve sertleştirildikten sonra, diş hekimi dolgunun şeklini ve yüzeyini dişin doğal yapısına uygun olacak şekilde şekillendirir ve düzeltir. Parlatma Son olarak, kompozit dolgu cilalanır ve parlatılır. Bu, dolgunun doğal dişle uyumlu bir görünüme sahip olmasını sağlar. Kompozit Diş Dolgusu Sonrası Bakım Kompozit diş dolgusu yapıldıktan sonra, dolgunun uzun ömürlü olması için bazı bakım önerilerine dikkat edilmelidir: Düzenli Fırçalama ve Diş İpi Kullanımı: Dişlerinizi günde en az iki kez fırçalayın ve diş ipi kullanarak diş aralarını temizleyin. Düzenli Diş Hekimi Kontrolleri: Diş hekiminizi düzenli olarak ziyaret ederek dolgunuzun durumunu kontrol ettirin. Renk Değiştiren Gıdalardan Kaçınma: Çay, kahve, kırmızı şarap gibi renk değiştiren gıdaları fazla tüketmemeye çalışın. Sert Nesnelerden Kaçınma: Dişlerinizi sert nesnelerle zorlamamaya özen gösterin. Kompozit Diş Dolgusu Kaç Yıl Kullanılabilir? Kompozit diş dolguları genellikle 5-15 yıl arasında dayanıklılık gösterir. Ancak, bu süre doğru bakım ve bazı diğer faktörlere bağlı olarak uzayabilir. Kompozit dolguların dayanıklılığını etkileyen başlıca faktörler şunlardır: Ağız Hijyeni Ağız hijyeni, kompozit diş dolgularının ömrünü doğrudan etkiler. Dişlerin düzenli olarak fırçalanması, diş ipi kullanımı ve düzenli diş hekimi kontrolleri, dolgunun daha uzun süre dayanmasına yardımcı olur. Yetersiz ağız hijyeni, dolguların daha hızlı aşınmasına ve zarar görmesine yol açabilir. Beslenme Alışkanlıkları Beslenme alışkanlıkları da dolguların ömrünü etkiler. Sert yiyecekleri çiğnemek veya sık sık şekerli ve asitli gıdalar tüketmek, dolguların aşınmasına neden olabilir. Özellikle sert şekerler, buz veya ceviz gibi sert nesneleri çiğnemekten kaçınmak önemlidir. Diş Sıkma ve Gıcırdatma Diş sıkma (bruksizm) veya diş gıcırdatma, dolguların ömrünü kısaltan önemli faktörlerdendir. Bu alışkanlıklar, dolguların aşınmasına ve çatlamasına neden olabilir. Diş sıkma veya gıcırdatma alışkanlığı olan kişiler, bu durumu diş hekimleri ile paylaşmalı ve gerekli önlemleri (örneğin gece plakları) almalıdır. Dolgunun Yerleşim Yeri Kompozit dolgunun yerleşim yeri de ömrünü etkiler. Arka dişlerde yapılan dolgular, çiğneme basıncı nedeniyle ön dişlerde yapılan dolgulara göre daha hızlı aşınabilir. Ön dişlerdeki dolgular ise estetik nedenlerle daha fazla dikkat gerektirir. Diş Hekiminin Uzmanlığı Diş hekiminin deneyimi ve kullandığı teknikler, kompozit dolguların dayanıklılığında önemli bir rol oynar. Uzman bir diş hekimi tarafından doğru tekniklerle uygulanan dolgular, daha uzun ömürlü olur. Çiğneme Fonksiyonu ve Kompozit Diş Dolgusu Sıkça Sorulan Sorular ; Dayanıklılık Kompozit diş dolguları, çiğneme fonksiyonu açısından oldukça dayanıklıdır. Ancak, metal dolgulara kıyasla biraz daha hassas olabilirler. Doğru yerleştirildiğinde ve uygun bakım yapıldığında, kompozit dolgular uzun süre dayanabilir ve çiğneme sırasında rahatlık sağlar. Dolgunun yerleştirildiği dişin konumu ve dolgunun büyüklüğü, dayanıklılığı etkileyen faktörlerdir. Doğal His ve Konfor Kompozit dolgular, diş renginde ve doğal yapıda oldukları için çiğneme sırasında doğal bir his sağlar. Dolgunun düzgün bir şekilde yerleştirilmesi ve cilalanması, çiğneme sırasında rahatsızlık hissetmemenizi sağlar. Bu dolgular, dişinizin doğal yapısına uyum sağlayarak çiğneme fonksiyonunu korur. Aşınma ve Yıpranma Kompozit dolgular, çiğneme sırasında aşınabilir ve zamanla yıpranabilir. Sert yiyecekleri çiğnemek veya diş sıkma/gıcırdatma gibi alışkanlıklar, dolguların ömrünü kısaltabilir. Ancak, modern kompozit malzemeler, aşınmaya karşı daha dayanıklıdır ve uzun süre dayanacak şekilde tasarlanmıştır. Çiğneme Basıncı ve Dağılımı Kompozit dolgular, çiğneme basıncını eşit bir şekilde dağıtarak dişlerinizi korur. Özellikle arka dişlerde yapılan dolgular, çiğneme basıncına daha fazla maruz kalır ve bu nedenle dikkatle yerleştirilmelidir. Diş hekiminiz, dolgunun doğru şekilde yerleştirilmesi ve çiğneme basıncının dengeli dağıtılması konusunda özen gösterecektir. Estetik ve Fonksiyonel Uyumluluk Kompozit dolgular, estetik ve fonksiyonel açıdan mükemmel bir uyumluluk sağlar. Doğal diş renginde oldukları için estetik kaygıları olan hastalar için idealdir. Ayrıca, diş yapısına uyum sağlayarak çiğneme fonksiyonunu etkili bir şekilde yerine getirirler. 1. Kompozit diş dolgusu nedir? Kompozit diş dolgusu, dişin doğal yapısını ve görünümünü korumak amacıyla kullanılan, diş renginde olan plastik ve cam karışımlarından oluşan bir dolgu malzemesidir. 2. Kompozit diş dolgusu hangi durumlarda kullanılır? Kompozit dolgular, diş çürüklerinin tedavisinde, kırık veya çatlak dişlerin onarımında, diş arası boşluklarının kapatılmasında ve estetik amaçlarla diş renginde bozulmaların giderilmesinde kullanılır. 3. Kompozit diş dolgusu ne kadar süre dayanır? Kompozit diş dolguları genellikle 5-7 yıl arasında dayanır. Ancak doğru bakım ve düzenli diş hekimi kontrolleri ile bu süre uzayabilir. 4. Kompozit diş dolgusu çiğneme fonksiyonunu etkiler mi? Kompozit dolgular, çiğneme fonksiyonunu etkili bir şekilde yerine getirir ve doğal dişin hissini sağlar. Doğru şekilde yerleştirildiğinde ve bakımı yapıldığında çiğneme sırasında rahatsızlık vermez. 5. Kompozit dolgu işlemi ne kadar sürer? Kompozit dolgu işlemi genellikle 30-60 dakika arasında sürer. Bu süre, dolgunun büyüklüğüne ve dişin durumuna bağlı olarak değişebilir. 6. Kompozit diş dolgusu estetik olarak nasıl görünür? Kompozit dolgular, diş renginde olduğu için doğal diş görünümüne çok yakındır ve estetik açıdan memnuniyet sağlar. Özellikle ön dişlerde tercih edilirler. 7. Kompozit diş dolgusu yapıldıktan sonra nelere dikkat etmeliyim? Düzenli diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve sert yiyeceklerden kaçınma kompozit dolguların ömrünü uzatır. Ayrıca, düzenli diş hekimi kontrollerini ihmal etmemelisiniz. 8. Kompozit diş dolgusu renk değiştirir mi? Kompozit dolgular zamanla çay, kahve, kırmızı şarap ve sigara gibi renk değiştirici maddeler nedeniyle renk değiştirebilir. Bu nedenle bu tür yiyecek ve içecekleri tüketirken dikkatli olunmalıdır. 9. Kompozit diş dolgusu yapımı ağrılı bir işlem midir? Kompozit dolgu işlemi sırasında genellikle lokal anestezi uygulanır, bu nedenle işlem ağrısızdır. Ancak işlem sonrasında hafif bir hassasiyet olabilir. 10. Kompozit diş dolgusu sonrası diş hassasiyeti normal midir? Evet, kompozit dolgu sonrasında birkaç gün süren hafif hassasiyet normaldir. Ancak, hassasiyet uzun süre devam ederse diş hekiminize başvurmalısınız. 11. Kompozit diş dolgusu kırılabilir mi? Kompozit dolgular dayanıklıdır ancak aşırı baskı veya sert nesneler çiğneme nedeniyle kırılabilir. Bu nedenle sert yiyeceklerden kaçınılmalıdır. 12. Kompozit diş dolgusu pahalı mıdır? Kompozit dolgular, diğer dolgu türlerine göre biraz daha pahalı olabilir, ancak estetik ve işlevsel avantajları nedeniyle tercih edilirler. Fiyat, dolgunun büyüklüğüne ve dişin konumuna bağlı olarak değişir. 13. Kompozit dolgu işlemi sonrasında yemek yiyebilir miyim? Kompozit dolgu işlemi sonrasında anestezinin etkisi geçene kadar (genellikle 1-2 saat) yemek yememeniz tavsiye edilir. Anestezi etkisi geçtikten sonra normal şekilde yemek yiyebilirsiniz. 14. Kompozit diş dolgusu yapımından sonra bakımı nasıl yapılır? Dişlerinizi günde en az iki kez fırçalayın, diş ipi kullanarak diş aralarını temizleyin ve düzenli olarak diş hekiminizi ziyaret edin. Ayrıca, sert yiyeceklerden kaçının ve aşındırıcı diş macunları kullanmayın. Diğer Kullanıcılar Bunlar İle De İlgileniyorlar ;
- RANDEVU ONAY | LYNMED
RANDEVUNUZ OLUŞTURULDU Lyonmed ayrıcalıklı dental fırsatlarından yararlanmanız için randevunuz oluşturuldu. İlgili iletişim kanallarımızdan gönderilen randevu saat ve tarihinizde kliniğimizde sizi görecek olmak bizim için harika bir fırsat. 500 Terry Francine Street, San Francisco, CA 94158 info@mysite.com 123-456-7890 First Name Last Name Email Message Send Thanks for submitting! Facebook Twitter Instagram Linkedin Opening Hours Mon - Fri 8:00 am – 8:00 pm Saturday 9:00 am – 7:00 pm Sunday 9:00 am – 9:00 pm
- Yanlış Çene Kapanışı | Central Dent Bahçeşehir
Overbite doğru kapanmayan çeneleri açıklamak için kullanılan bir terimdir. Yanlış kapanış ile ilgili sorun yaşayan hastalarımıza detaylı bilgi verdik. Central Dent Bahçeşehir Diş Kliniği Bilgilendirme Platformunda Bu Haftaki Başlığımız ''Overbite'' Overbite, dişlerin normalden daha fazla örtüşmesi durumunu ifade eden bir dişsel sorundur. Bir kişinin üst dişleri, alt dişlerin üzerine fazla bir şekilde gelir. Bu durumda, üst dişlerin önünde alt dişlerden bir miktar daha fazla bir örtüşme oluşur. Overbite, dişlerin düzgün bir şekilde hizalanmadığı veya çene yapısının normalden farklı olduğu durumlarda ortaya çıkabilir. Genellikle genetik faktörler, çene yapısındaki anormallikler, parmak emme alışkanlığı veya yanlış emzik kullanımı gibi etkenler overbite'a katkıda bulunabilir. Birçok insanın hafif bir overbite'ı vardır ve bu genellikle ciddi bir sorun teşkil etmez. Ancak, belirgin bir overbite, estetik veya fonksiyonel sorunlara neden olabilir. Örneğin, overbite, çiğneme işlevini etkileyebilir, konuşmayı zorlaştırabilir veya dişlerde aşınmaya yol açabilir. Overbite'ın tedavisi, durumun şiddetine ve bireysel ihtiyaçlara bağlı olarak değişir. Bazı durumlarda, ortodontik tedavi (braketler, diş telleri) veya diş hekiminin önerdiği diğer düzeltme yöntemleri kullanılabilir. Ciddi durumlarda, çene cerrahisi gerekebilir. Overbite genellikle ağrıya doğrudan neden olmaz. Ancak bazı durumlarda, overbite yan etkileri veya komplikasyonları nedeniyle ağrı hissi ortaya çıkabilir. Aşağıda, overbite ile ilişkili bazı faktörlerin ağrıya katkıda bulunabileceği durumlar yer almaktadır: Temporomandibular Eklem (Çene Eklemi) Sorunları: Overbite, çene eklemi üzerindeki baskıyı artırabilir ve temporomandibular eklem (TMJ) sorunlarına yol açabilir. Bu durumda, çene eklemi ağrısı, çene hareketlerinde kısıtlama, baş ağrısı ve çene kilitlenmesi gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Diş Aşınması: Özellikle belirgin bir overbite durumunda, üst ve alt dişlerin düzgün bir şekilde hizalanmaması nedeniyle dişlerde aşınma ve sürtünme olabilir. Bu durum, dişlerin hassasiyetine, ağrıya ve hatta çene kaslarında gerginliğe neden olabilir. Periodontal Sorunlar: Overbite, dişler arasındaki temizliği zorlaştırabilir ve diş eti hastalıklarına (periodontal hastalıklar) yatkınlığı artırabilir. Diş eti hastalıkları da ağız içinde ağrıya ve hassasiyete neden olabilir. Overbite Hastaları Nasıl Tedavi Edilebilir ? Overbite tedavisinde kullanılan yöntemler, overbite'in şiddetine, nedenine ve bireysel ihtiyaçlara bağlı olarak değişebilir. İşte yaygın olarak kullanılan overbite tedavi yöntemlerinin bazıları: Ortodontik Tedavi: Braketler ve diş telleri, dişleri düzeltmek ve uygun bir ısırık elde etmek için kullanılan yaygın bir yöntemdir. Ortodontistiniz, dişleri hareket ettirmek ve overbite'i düzeltmek için özel olarak tasarlanmış braketler veya diş telleri uygulayabilir. Tedavi süreci genellikle birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir. Ekstraksiyon (Diş Çekme): Bazı durumlarda, overbite'ın düzeltilmesi için dişlerin çekilmesi gerekebilir. Bu genellikle ortodontik tedavi sürecinde dişlerin uygun hizalamasını sağlamak amacıyla yapılır. Ek Fonksiyonel Aparatlar: Fonksiyonel apareyler, ağız ve çene kaslarının düzeltilmesine yardımcı olmak için kullanılır. Örneğin, herbst apareyi, üst ve alt çeneyi uygun hizalamak için kullanılan bir cihazdır. Çene Cerrahisi: Ciddi overbite durumlarında, çene cerrahisi gerekebilir. Bu yöntem, çene yapılarını yeniden şekillendirerek ve çenenin pozisyonunu düzelterek overbite'i düzeltmeyi amaçlar. Ortodonti Tedavileri ile Overbite Tedavisi Yapılabilir Mi ? Overbite tedavisinde ortodontik tedavi, en yaygın ve etkili yöntemlerden biridir. Ortodontik tedavi, dişleri doğru hizalamak ve overbite'i düzeltmek için kullanılan braketler ve diş telleri gibi apareylerin kullanılmasını içerir. İşte overbite'in ortodontik tedavisiyle ilgili daha fazla bilgi: Braketler ve Diş Telleri: Bu apareyler, dişlere yapıştırılan küçük braketler ve braketlere bağlı tellerden oluşur. Braketler, dişlerin üzerine yapıştırıldıktan sonra teller aracılığıyla birbirine bağlanır. Bu sayede dişler üzerinde kontrollü bir kuvvet uygulanır ve dişlerin doğru pozisyona yerleşmesi sağlanır. Braketler ve diş telleri, overbite'i düzeltmek için dişlerin çekilmesini veya hareket ettirilmesini sağlayabilir. Şeffaf Plaklar: Bazı durumlarda, şeffaf plaklar veya hizalama tepsileri kullanılarak overbite tedavisi yapılabilir. Bu tür apareyler, dişlerin üzerine takılır ve belirli süreler boyunca kullanılır. Plaklar, dişlerin kontrollü bir şekilde hareket etmesini sağlayarak overbite'i düzeltmeye yardımcı olur. Şeffaf plaklar genellikle estetik açıdan tercih edilir, çünkü görünürlükleri diş tellerine göre daha azdır. Elastiğin Kullanımı: Bazı overbite durumlarında, dişlerin doğru hizalanmasını sağlamak için elastik bantlar veya elastikler kullanılır. Bu elastikler, üst ve alt çene arasında uygun bir kuvvet oluşturarak çenelerin uygun pozisyona yerleşmesine yardımcı olur. Ortodontik tedavi süreci, overbite'in şiddetine ve bireysel duruma bağlı olarak değişebilir. Tedavi süresi genellikle birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir. Ortodontistiniz düzenli kontroller yapacak ve diş tellerini veya apareyleri ayarlayarak tedavi ilerleyişini takip edecektir. Ortodontik tedavi, dişlerin doğru hizalanması ve uygun ısırığın elde edilmesi için etkili bir yöntemdir. Ancak, tedavi süreci sabır ve düzenli takibi gerektirir. Tedavinin başarıyla tamamlanması durumunda, estetik bir gülümseme ve sağlıklı bir ısırık elde edilirken ağrı veya rahatsızlık hissi genellikle azalır. Diş Kaplamaları İle Overbite Sorunu Tedavi Edilebilir Mi ? Overbite sorunu, diş kaplamaları ile düzeltilemez. Diş kaplamaları, dişlerin üzerine yerleştirilen ince porselen veya kompozit malzemeden yapılmış kabuklardır. Diş kaplamaları, dişlerin rengini, şeklini veya boyutunu iyileştirmek için kullanılırken, temelde dişin dış yüzeyini kaplar ve kozmetik bir çözüm sunar. Overbite ise, dişlerin normalden daha fazla örtüşmesi anlamına gelir ve çene yapısı ile ilgilidir. Overbite düzeltilmesi, dişlerin doğru hizalanmasını sağlamak ve çene pozisyonunu düzeltmek için ortodontik tedavi gerektirir. Bu nedenle, diş kaplamaları tek başına overbite sorununu çözmek için yeterli olmayacaktır. Ancak, overbite tedavisinin sonunda dişlerin düzeltilmesiyle birlikte diş kaplamaları da kullanılabilir. Ortodontik tedavi ile overbite düzeltildikten sonra, diş kaplamaları gibi kozmetik işlemler uygulanarak dişlerin şekli, boyutu ve rengi iyileştirilebilir. Bu şekilde, hem estetik hem de fonksiyonel bir sonuç elde edilebilir.
- Central Dent Bahçeşehir | Gülüş Tasarımı | Kırık Diş | Diastema
Her makalede belirttiğimiz üzere bizim temel işimiz gülüş tasarımı , dişlerde estetik sorunların tedavisi , implant ve implant teknolojileri gibi ana işler kliniğimizin hedef tedavi noktaları arasında. Bu sebepten dolayı ülkemizde henüz yeni yeni uygulanmaya başlayan ve en hızlı gülüş tasarımı katagorisinde inceleyebileceğimiz express gülüş tasarımını sizler için Central Dent Bahçeşehir Diş Kliniğimizde de artık uygulayabiliyoruz. EXPRESS GÜLÜŞ TASARIMI Her makalede belirttiğimiz üzere bizim temel işimiz gülüş tasarımı , dişlerde estetik sorunların tedavisi , implant ve implant teknolojileri gibi ana işler kliniğimizin hedef tedavi noktaları arasında. Dolayısıyla hekimlerimizin bu hususlarda gelişen teknoloji ile beraber yeni teknolojileri kliniğimize getirmeye önem gösteriyoruz. Gülüş tasarımı yaptırmak isteyen bir çok hastamız dişlerinin kesilmesi , yaşanabilecek tedavi sürecinden dolayı oluşan endişeler ve elbette maliyet gibi konularda çokça sorusu ve şikayetlerini alıyoruz. Bu sebepten dolayı ülkemizde henüz yeni yeni uygulanmaya başlayan ve en hızlı gülüş tasarımı katagorisinde inceleyebileceğimiz express gülüş tasarımını sizler için Central Dent Bahçeşehir Diş Kliniğimizde de artık uygulayabiliyoruz. Peki hangi durumlarda uygulayabiliyoruz ? Sırasıyla gidelim ; PEKİ SERAMİK ESTETİK DOLGU İLE AYRIK DİŞ TEDAVİSİ NASIL YAPIYORUZ ? Aslında zirkonyum,emax,porselen kaplama gibi kaplama çeşitlerini sık sık tercih ediyor olsakta gerek maliyet gerek hali hazırda bulunan dişlerinizin kesilmesinden dolayı bu seçenekleri tercih etmiyorsanız. Seramik Dolgu ile yaklaşık 60 dakika sürecek bir işlemin ardından ön diş grubunda ayrıklıkları anında kapatabiliriz. Diastema ( Ayrık Diş ) Tedavisi Diastema(ayrık diş) bir çok insanın yaşadığı doğuştan gelen bir problemdir. Her ne kadar çoğu zaman estetik kaygılar göz önüne alınıyor olsa da aslında sağlık açısından da uzun vadede dişler için tehlikeli bir durumdur. iastema, diş etlerinde sorunlara yol açabilir. Boşluklar, diş etlerinin iltihaplanmasına ve tahriş olmasına neden olabilir. Bu durum, diş eti hastalığı riskini artırabilir.Büyük diastemalar, yiyeceklerin bu boşluğa sıkışmasına ve temizlenmesinin zorlaşmasına neden olabilir. Bu da ağız hijyenini zorlaştırabilir ve diş çürümeleri ile diş eti problemlerine yol açabilir. Diastema Konuşmaya Etki Eder ; Büyük diastemalar, bazı insanların konuşmasını etkileyebilir. Seslerin doğru şekilde üretilmesini zorlaştırabilir veya değiştirebilir.Dişlerin doğru hizaya gelmemesi, diğer diş problemlerine neden olabilir. Örneğin, dişlerin çapraşıklığı veya yanlış hizalama gibi sorunlar ileride daha ciddi diş sağlığı sorunlarına yol açabilir. LEKELİ ve KARARMIŞ DİŞLERİN TEDAVİSİ Lekeli dişler, diş yüzeylerinde renk değişikliklerinin meydana geldiği durumları ifade eder. Diş lekelenmesi farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Central Dent Bahçeşehir Diş kliniğimizde genelde estetik işler yaparken özellikle beyazlattığımız dişlerde bazı kronik sararma-siyahlama veya doğuştan gelen renk bozuklukları gözlemleyebiliyoruz. Böyle durumlarda hastalar basit renk farklarından dolayı kaplama yaptırmak istemediğinde estetik seramik diş dolgusu ile tedavi sağlayabiliyoruz. YAN KESİCİ DİŞLERİN KISA OLMASI ; Üst kesici diş grubunda bazen yine doğuştan gelen kısalık durumu gözlemlenebiliyor. Tabi gülümsediğinizde olumsuz bir görünüme sahip olması çok doğal. Aynı zamanda çiğnemeye olan katkılarının da düşük olması dişlerin zarar görmesine ve uzun vadede diş kayıplarına negatif etki gösterebiliyor. Seramik Dolgu ile yaklaşık 30 dakika içinde tedavi edebiliyoruz. Yıllarca gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz. KORKULU KABUS ! KIRILMIŞ DİŞLERİN TEDAVİSİ Bahçeşehir'in havasından mı suyundan mı bir çok hastamızda kırık dişleri gözlemliyoruz. Endişe edilecek büyük birşey yok seramik dolgular bu durumu da anında çözebiliyor. Kırılmış dişlerinizi bir kaç dakika içinde eski haline geri döndürebiliriz. Üstelik ön diş grubunda kaç kırık olduğunun hiç bir önemi de yok. Central Dent Bahçeşehir Kliniğimizde her zaman amacımız en hızlı en kaliteli tedavi yöntemlerini hastalarımıza seçenek olarak sunabilmek. ORTODONTİ GEREKTİRMEYEN MALPOZİSYON Önce ilk sorumuz Malpozisyon nedir?Malpozisyon tabiri, vücuttaki herhangi bir bölge veya yapının hatalı yerleşmesini/konumlanmasını tanımlamaktadır. Dişler söz konusu olduğunda bu durum, maloklüzyon olarak ifade edilmektedir. Maloklüzyon tedavisi kliniklerin ortodonti birimlerince gerçekleştirilmektedir. Böyle durumlarda da yaklaşık 20-30 dakika içinde tedavi sağlayabiliriz.









